Birisinin hüngür hüngür ağlayarak kurduğu bir cümlenin, hiç kimsenin gönlüne değmemesi kadar canım yandı o gece. Sonra, gırtlağımda yüklemi olmayan bir cümle ile eve döndüm. İnsan aptal olduğunu öğrenince eve döner hep.
Bütün bu öldürmelerin, yağmaların, bunca çirkinliğin ortasında, bir ağacın altında oturup Tarık’la öpüşmek öyle zararsız, öyle naifti ki. Küçücük bir şey. Kolayca bağışlanabilecek bir zaaf ânı.
Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz sarıl bana dedikten sonra sarılmanın ne anlamı kalır!