seni yaşayacağım, anlatılmaz,
yaşayacağım gözlerimde;
gözlerimde saklayacağım.
bir gün, tam anlatmaya...
bakacaksın,
gözlerimi kapayacağım,
anlayacaksın.
ayrıldığımız yerde başlıyor yıkıntım. kalabalık bir caddede, vapur iskelesinde ya da bir kapı önünde; nerede, nasıl olursa olsun ayrılığın tokat gibi iniyor yüzüme, kocaman, sivri bıçaklar gibi delik deşik ediyor vücudumu. her yer kan oluyor. artık dayanamıyorum, artık dayanamıyorum. ağlamak bile kâr etmiyor.
vereceğin her kedere razıyım. acıların en büyüğünü sen tattır bana, zehirlerin en şiddetlisini senin elinden içeyim. ama gitme ne olur?
gittiğine inanmıyorum.
gel demeyeceğim.
seninle her gece birbirimizi yenilemek vardı odalarda. odalara sığmamak vardı. bir sel gibi taşmak vardı gecelerden.
zamana kokun sinmişti. belki de uzaktan, günlerce koşsam yetişemezdim sana. zamana kokun sinmişti.
tuttum resmini indirdim duvardan.
duvar ağlamaya başladı.