ne zaman şiir yazmak istediysem
seni yazdım, senden öteye gidemedim
suçluyum, umutsuzluğum hiç geçmeyecek
seni asla bulamayacağım sanıyordum
rüya da olsa, yalan da olsa şimdi
seni buldum artık, bırakmayacağım
ve daha nice yıllar bütün yazdıklarım seni anlatacak
allaha inandığım kadar sana da inanıyorum, inan.
bütün duvarlara gölgen kazınmış
kokun sinmiş bütün perdelere
kapılarda parmakların beyaz beyaz
sokaklarda ayaklarının izi
ben bu sokaklarda ölsem
kaldırımlar çekmez ağırlığımı
söylesem aşkımı asırlar boyunca,
bu ikiyüzlü insanlar anlamaz beni.
yüzümde cinayetler işleniyordu her gece,
kadmiyum kırmızısından kanlar akıyordu nehir nehir.
sen baksan görürdün,
her gözüme bir düşeş oturmuştu.
sen görsen anlardın,
titanyum beyazı yalnızlığımı.
ben alışılmış şeyleri sevmem, bilirsin
yaşamaksa dilediğim gibi yaşamalıyım
sevmekse gönlümce sevmeliyim
kendi ellerimle yazmalıyım alın yazımı
ölmekse istediğim anda ölmeliyim
ve yaşıyorsam
her şey bambaşka olmalı seninle
alışılmış şeylerden öte
yalanlardan, düzenlerden uzak
yeter, yeter artık
dönmesin o eski plak.