Bu Şiir
Bu şiir yirminci asırda yazılmıştır, lâf değil Alın teridir bu, yüz karasıdır. Şatafatlı bir madalyanın bu şiir Avni Dökmeci Arkasıdır, turasıdır.. Bu şiir, şiir de değildir zaten, Öylece söylenmiş bir söz işte. Kömür ocaklarında, en güzel yaşta Ciğerlerin bahasına ekmek parasıdır. Kaderi böyle ise neylesin Belki de çıkamıyacak yarına. Bu şiir, verem illetinin aç karnına Kininli gripinle tedavisidir.. İlkokulda bir çocuk gördüm Avni Dökmeci Daha on bir yaşında, aritmetik dersinde Bayıldı, kaldı kaşla göz arasında, Duydun mu hiç? Bu açlık sar’asıdır.. Bilmem bilir misin Avni Dökmeci, Hergele Meydanı’nı, Ankara’da? Utanmış yatak yorgan satar kenarda Bir kadın, otuz beş kırk arasıdır.. Böyleleri çoktur Avni Dökmeci Yatak yorgan, çamaşır, kap kacak. Adam sen de, varsın olsun n’olacak Şimdi derdimiz kâlp yarasıdır.. Bakma şunu bunu söylediğime Hani lâf olsun diye, söz gelişi. Görsen civan gibidir, on beştir yaşı Beni düşündüren Mis Jeanne’ın mavi beresidir. Hem nemize gerek canım, Şimdi sevişmenin sırasıdır. İnsan dedikleri zaten Avni Dökmeci Yatağın ve ekmeğin maskarasıdır...