Uzak bir yerde belki dağlar ardında bir yalnızlık eser içinde umutlar haykırışlar yokluğa düşen bir ruh
Uzak bir yerden belki gönülden gönüle
Vurulur bir ceylan
Göz yaşlarıyla filizlenir umutlar haykırışlar
Yokluğa dayanır bir ruh
Uzak bir yerde belki dağlar ardında bir
Lamba yanar sokağında kimsesizlikten
Kaldırımlar ağlar
Eylül konsa bir gece pencereme
Geceyse hüzünse ve soğuk soğuk eserse
Ahhh bir de şiirse sesin içimde
Nasıl titrer karanlık bir bilsen
Ama eylülse pencerem kırılmış
Boynu bükük bir kalem yarım kalmış şiirlerine dökmüşse mürekkep
Ben ne üşürüm bir bilsen
Karanlık bile güler.
Yeter artık yazma kalem
Bütün alem viran olsa ne çıkar gönlünde
Dereler boyu taşsan ne çıkar
Ulu destan hikayesini yazsan
Leyla’yı unutturup mecnun olsan
Ne çıkar görmez ki o zalim