Güne Cicozlar
1 ayna yoruldu her gün yabancı yüzler taşımaktan içindeki sır dökülüyor şimdi bakan kendini görüyor ayna ise sadece yokluğu 2 toprak uyandı üstünde yürüyen ayakların yüküyle bizi taşıdığını sanıyoruz oysa o bizi sabırla biriktiriyor 3 bir nar açıldı içinde dünya kadar kan biz meyveyi değil kırılmayı yiyoruz 4 kapı gıcırtısı evin yaşlandığını söylüyor duvarlar daha az dayanıklı insanlar gibi her şey eskimeyi öğreniyor 5 kapı çalındı
Şimdi 3 harfli marketlerde kasiyer...
Burada kim mesleğini seçebiliyor ki?! Aristo'ya meyhane çıraklığı yaptırır bu cemiyet. Hegel'i Çemişgezek'e Almanca hocası yollar.. Cemil Meriç
Sayfa 253·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Okumanın icabını bilmek lazımdır fakat: Bir kitabı okurken "Ne güzel kitap," deriz, "yazar da tıpkı benim gibi düşünmüş." Yanlış! Şöyle dememiz gerekirdi: "Bunu daha önce hiç düşünmemiştim ama, galiba doğru." Yahut "Belki şimdi anlayamıyorum, birkaç gün sonra anlarım." Önce anlamak cehdi. Sonra hüküm. Yazarın gerçekten değeri varsa, düşüncesini, bir hamlede kavrayamazsınız.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Alıntı
Şimdi şu soru üzerinde samimiyetle düşünmek gerekir: Bizler, inanma kabiliyetimizi sağlam kulpa tutunup iyi ve güzel alışkanlıkları huy edinerek bir cevhere mi dönüştüreceğiz; yoksa kaynağımızı, her gün bir yenisi pazarlanan, eğlence dolu hayat hikâyelerinin örümcek ağına benzeyen safsataları için mi harcayacağız?
Sayfa 40 - Ketebe
Sürekli neşeli olma hâli eskiden biraz aptallık olarak değerlendirilirdi, şimdi bir gün neşeniz kaçsa etrafınız boşalıverir; eğlenceli biri değilseniz arkadaş bulmanız bile zorlaşır.
Sayfa 35 - Ketebe
-zamanla size inanabilirim, ama şimdi güvenemiyorum..
Alıntı