“Gerçeğin ne olduğunu bizzat yaşayıp görünce,” dedim sesim titreyerek, “insan sözcükleri gerçek anlamlarının dışında kullanmayı bence gerçeğe bir çeşit başkaldırı olarak benimsiyor. Gerçeği aşmak veya gerçeğin yarattığı hayal kırıklıklarını hafifletmek için mecazlara başvuruyor.”
Aşk ve korkunun ortak bir yönü var, ikisinde de aldatılmaya ve yönlendirilmeye açık oluruz, inancımızın ve özellikle de kaderimizin seyrini birinin ellerine bırakırız.