"...Nesnel temsilin uzlaşımlarıyla bağlı olmadığını ilan
eden edebi özne aynı zamanda kendi iktidarsızlığını, monoloğun
ortasında yeniden beliriveren nesneler dünyasının üstünlüğünü
itiraf etmektedir. Böylece ikinci bir dil çıkar ortaya; büyük ölçüde birincinin artıklarından süzülüp oluşturulmuş, sadece romancının değil, birinci dile yabancılaşmış sayısız insanın, yani kitlelerin de monoloğuna sızan kırık, çağrışımsal bir eşya dili. ..."