Puan vermedi·120 syf.··
2026 13. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 22:58
Currently being the only reader and the first reviewer of this book is thrilling! Alright, let's start. So, this book is literally a conspiracy theory itself. Silas Orven is a man, a supposed time-traveller, who appeared in a private Facebook group in about 2024-2025 if I remember correctly. In that group he claimed that he came from the future to try and edit the timeline because humanity in his era of the future is having massive problems. If you can "edit" the timeline, it creates a new variable. Our current actions, if they are different, can create a new result and new future timeline. At first, people mocked him, trolled him, dismissed him completely. But when he began accurately predicting specific events, people were stunned and began taking him far more seriously. Some even started idolizing him and treating him like some kind of divine figure, even though he repeatedly said he wasn’t a prophet or anything divine and that no one should worship him. The guy became a sensation, basically. So in 2025 he published this book and then completely disappeared. No one knows where he is. No one can identify him. His name doesn’t even show up in any global database. Some of his most devoted followers genuinely believe he went back to the future, where he came from. I read the book, and it’s incredibly well-written. Some parts are genuinely disturbing; his descriptions of the future and the era he comes from are pretty terrifying. It's pretty dystopian. It’s impressive how he explains how time travel supposedly works, and he even touches on several taboo topics like Hitler, aliens and their origins, why they abduct humans, as well as God, the Bible, the Qur’an, who built the pyramids and why, whether humans will achieve eternal life, what happens after death, and so
Edebiyat
The Hidden SimulationSilas Orven · Independently Published · 20261 okunma
Kent Nasıl Okunur?
9/10
·215 syf.·
2021 119. kitabı
KEVİN LYNCH’İN GÖSTERGEBİLİMSEL KURGUSUNDAN İSTANBUL’A VE ÖTESİNE MEKÂNSAL BİR OKUMA Kevin Lynch’in The Image of the City adlı eseri, şehirleri sadece planlama nesnesi olarak gören o katı, teknik bakışın ötesine geçip bambaşka bir şey yapıyor: Kentleri, insan zihninin aynasında yeniden tanımlıyor. Lynch’in en güçlü iddiası şu: Kentler ölçülebilir niceliklerden önce, hatırlanabilir nitelikler üretir. Yani şehir dediğimiz şey haritalarla değil, insanların zihninde bıraktığı izlerle var olur. Bir kentin “iyi” ya da “kötü” oluşunu estetikten ya da mühendislikten önce okunabilirlik belirler. Kent, karmaşık olsa bile insanı yönlendirmeli; kaosun içinde bile anlamlı bir bütünlük taşımalıdır. Lynch’in şehir deneyimini çözümlemek için kullandığı beş temel kategori de burada devreye giriyor; • Yollar (paths) — kenti deneyimlediğimiz hat: ana akslar, sokaklar, patikalar. (Mesela Paris'in Champs-Élysées’si.) • Sınırlar (edges) — ayıran ama aynı zamanda tanımlayan eşikler; şehri içsel ya da dışsal olarak bölen çizgiler. (Berlin Duvarı, bunun ekstrem örneği.) • Bölgeler (districts) — kentin karakterini veren tematik alanlar; içerisine girildiğinde belli bir kimliği hissettiren bölgeler. (Tokyo’nun Shibuya’sı gibi.) • Düğüm noktaları (nodes) — akışların kesiştiği, hareketin yoğunlaştığı odaklar. (New York’un Times Square’i.) • Nirengiler (landmarks) — bir bakışta tanıdığımız güçlü işaret taşları. (Ayasofya.) Bu beşli yapı, kentsel deneyimi adeta modüler bir dile dönüştüren, zihinsel bir navigasyon sistemi gibi çalışır. Lynch’in mekânı “zihinsel haritalar” üzerinden okuması ise tam anlamıyla bir paradigma değişikliğiydi. Ona göre şehir, fiziksel öğelerden ibaret olmayıp bireyin belleğinde canlandırdığı, anlam
1000Kitap
Kent İmgesiKevin Lynch · İş Bankası Kültür Yayınları · 2022321 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·460 syf.··
Beğendi
·
2025 116. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 17:03
Başkahramanınız Aylin, evli ve hamile bir kadındır, Her şey yolunda giderken eşi, bir öğrencisine âşık olup onu terk eder. Bu olay Aylin’in hayatını altüst eder. Yıllar sonra Aylin, küçük kızıyla birlikte anne ve babasının yanında yaşamaktadır. Hayatını düzene koymak, geçmişin acısını unutmak ve kızına iyi bir gelecek sağlamak için mücadele eder. Bu süreçte arkadaşlarının desteğiyle yeniden ayağa kalkar, işine sarılır ve yeni bir hayata adım atar. Zamanla karşısına çıkan yeni insanlar sayesinde hem aşkı hem de mutluluğu yeniden sorgulamaya başlar. Aylin, geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken, kalbinin sesini dinlemeyi de yeniden öğrenir. Kısacası: Terk edilmiş bir kadının yeniden kendini bulma, güçlü durma ve ikinci bir şansa inanma hikâyesidir...
Alıntı
Ahh KalbimMeriç Mekik · Dex Kitap · 2015147 okunma
9/10
·400 syf.·
Beğendi
·
2025 75. kitabı
Ready Player Two (Başlat 2), Ernest Cline’ın Ready Player One (Başlat) romanının devamıdır ve 2020 yılında yayımlanmıştır. Hikâye, ilk kitaptaki olayların hemen ardından başlar ve sanal gerçeklik, yapay zekâ ve insanlık gibi temaları daha da derinleştirir. --- Genel Bilgi Yazarı: Ernest Cline Türü: Bilimkurgu, Distopya, Macera Yayınevi (Türkçe): Pegasus Yayınları Orijinal Yayın Tarihi: Kasım 2020 Seri: Ready Player (#2) --- Konu Özeti (Spoiler içermez) Parzival (Wade Watts), ilk kitaptaki GREGARIOUS SIMULATION SYSTEMS (GSS) mücadelesini kazandıktan sonra OASIS’in ortak sahibi olur. Ancak Halliday’in ölümünden sonra bıraktığı yeni bir keşif daha vardır: ONI (OASIS Neural Interface) adlı, beyinle doğrudan bağlantılı yeni bir cihaz. Bu cihazla insanlar artık sadece avatar olarak değil, tüm duyularıyla OASIS’te yaşayabilir. Ancak bu teknolojinin getirdiği imkanlarla birlikte ciddi tehlikeler de ortaya çıkar. Wade ve arkadaşları yeni bir görevle karşı karşıya kalır: Sanal dünyada başlayan bu yarış, gerçek dünyanın kaderini etkileyebilecek bir tehdidi ortadan kaldırmak içindir. --- Kitabın Temaları Sanal gerçekliğin bağımlılık potansiyeli
Başlat - Ready Player TwoErnest Cline · Dex Kitap · 202273 okunma
Simulacres et Simulation
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2022 18. kitabı
·
124 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 15:01
Baudrillard, postmodern bir düşünür değil, mevcut kültürel durumun tespitini yapan, rasyonel bakış açısına sahip bir teorisyen. Kendisi de bunun açıklamasını defalarca yapmış olmasına rağmen bazı otoriterlerce bir türlü kabul görmemiştir. Bu yüzden de çok eleştirilmiştir. Baudrillard önce saf anlama ulaşmak bir insan için söz konusu olabilir mi? diye başlıyor söze. Yaşamakta olduğumuz dünya, sosyal medyadan tutun da büyük finans şirketlerine kadar imaj ve görüngülerden oluşmuştur. Kullandığımız tüm cihazlar, sosyal medya her an kamuoyunun algısını çeşitli imajlar ve simülasyonlarla manipüle ediyor. Filmler, trendler ve ticari markalar, bizi gerçeklikten uzaklaştırıyor. En önemlisi başarılı da oluyorlar. Gerçeği çarpıtmak için simülasyonları sürekli kullanıyorlar. Salt hakikati görsellerin kuşatıcı etkisiyle özne olmaktan çıkarıyorlar. Toplumsal ilişkilerin değişip dönüşmesiyle gerçeklik ve gerçekliğin nasıl evrimleştirildiğinden, iktidarların , gerçeğin üzerine bir sis perdesi çekerek hedeflerine ulaşmak için neler yaptığından ve yapabileceğinden detaylı bir incelemeyle bahseder. İnsanın aynadaki aksini belli bir düzleme yansıtma isteği, narsizim sonucu olarak hipergerçekliğin gerçeklik algısı haline getirilmesine kadar her şeyi bulabileceğiniz bir kitap. Doğru/haklı/gerçek/iyilik/ kötülük/ olduğuna dair algı despotluğu yapmadan önce muhakkak okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.
1000k
Şeytana Satılan Ruh ya da Kötülüğün EgemenliğiJean Baudrillard · Doğu Batı Yayınları · 2005213 okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2019 11. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2019 14:03
SPOILER içerir... First, I wanna provide a brief summary of the book then I will share my comments on it: Humans defeated famine, plague and war (starvation, epidemics and violence) Humanities new targets are immortality, happiness and divinity by using artificial intelligence, big data, biotechnology, genetic engineering, regenerative medicine and nanotechnology and thus upgrading Homo Sapiens to Homo Deus. Imminent dangers are climate change, global warming, pollution Humans domesticated more than 90% of all large animals and thus conquered the world. But humans are no different than animals since we have no soul, consciousness, mind or free will. Our sensations, emotions, desires and thoughts are biochemical data processing algorithms What makes humans more special than animals are not our soul, mind or consciousness but our ability to cooperate flexibly in large numbers by creating ‘fictional myths’ such as money, corporation, state, gods. Fictions enable us to cooperate better and without fiction no complex human society can function. Scientists study how the world functions, but there is no scientific method for determining how humans ought to behave. So, countries cannot function on the basis of scientific theories alone. They require some religion or ideology to maintain order. Humanism (the worship of humankind which sanctifies life, happiness and power of Homo Sapiens) became the dominant world religion for the last 300 years. Humanism split into three main branches, all of which believe that human experience is the supreme source of authority and meaning, yet they interpret human experience in different ways: Orthodox Humanism (Liberal humanism or simply as liberalism), Socialist Humanism (Communism, leftists), Evolutionary Humanism (Racism, Fascism
Homo Deus: A Brief History of TomorrowYuval Noah Harari · Vintage Books · 201714,4bin okunma