Sana böyle akmaktan çok korktuğum için oldu herşey şelaleler de bu yüzden ilgilendiriyor beni …dünya çok üzücü bir yerdi savaş filmlerini ve samurayları eskisi gibi sevmiyordum.. bir boşluktan aşağı mı bırakıyordum kendimi.. teller tenimi çizip canımı mı yakıyordu.. mutsuzluğum mı alışıyordum seni severken, yoksa kan kaybından mı ölüyordum.. daha fazla parçalanacak parçam yoktu.. neyse, sevgilim telefonun öbür ucunda ruffles yiyordu. Ben meleğimin kanatlarını kırdım, ordan geliyorum siz yine de ikiz bardakları kırmayın bir deliydim, elemetlerin de ruhları olduğuna inanıyordum, aklıma suyun intiharı geliyordu hep şelale deyince divaneliği söylüyordum sana böyle akmaktan çok korktuğum içindi şelalenin sinirini bozdum az önce ordan geliyorum.
Bu sefer inanmak ve ümit etmek kabiliyetini ben kaybetmiştim.İçimde insanlara karşı öyle bir itimatsızlık öyle bir acı peyda olmuştu ki bundan zaman zaman bende korkuyordum.Kim olursa olsun temasa geldiğim herkesi düşman hiç değilse muzır bir mahluk tellaki ediyordum.Seneler geçtikçe bu his kuvvetini kaybedeceğine şiddetlendi.İnsanlara karşı duyduğum şüphe kin derecesine çıktı.Bana yaklaşmak isteyenlerden kaçtım, kendime en yakın bulduğum veya bulacağımı zannettiğim insanlardan en çok korkuyordum." O bile böyle yaptıktan sonra!..' diyordum...Ne yapmıştı bu malum değildi.