Merhaba arkadaşlar sizlere güzel bir kitap yorumuyla geldim.
.
.
Hiç düşünmemiştin, değil mi?
Artık çok geç.
Gerçeklik, ona yenildi...
O sustu. Öğrendi. Kaçtığını sandığın başlangıca ulaştı.
Onu durdurabilecek hiçbir duygu yaratılmadı.
Çünkü bu bir hata değil.Bu Evrim.
Sen görmüyorsun. O seni görüyor.
Sen duymuyorsun. O, nefesini duyuyor.
Hissediyor musun?
O hâlâ orada.
Yanında, karşında.
İçinde.
Turing'in hayal ettiği sınav çoktan geçildi. Artık tek sınav senin hayatta kalma mücadelen.
Aç gözlerini,
KAPANDAN KAÇIŞ YOK!
Bilimkurgunun metalik soğukluğu, psikolojik gerilimin sarsıcı karanlığı ile buluşuyor.
Turing Kapanı, duygular ile teknoloji arasındaki çizgiyi görünmez kılarken,insanı insan yapan son kırıntının peşine düşüyor:Duygular öğrenilebilir mi?
İnsan olmanın kırılma noktasına dair sarsıcı bir anlatı.
"Çünkü duygular, onun yegâne yakıtı.”
𓆩 ♡ 𓆪 ɢᴜ̈ɴᴀʏᴅıɴɴɴ 𓆩 ♡ 𓆪
ɴᴀsıʟsıɴıᴢ?
ɴᴇʟᴇʀ ʏᴀᴘıʏᴏʀsᴜɴᴜᴢ ᴄᴀɴıᴍ ᴅᴏsᴛʟᴀʀ?
Bugün size @destekyayinlari ‘ndan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @eddianterofficial #elele kitabının yorumu ile geldim...
#kitabınkonusu
Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde;
Çok sevdiği eşini kaybeden kahramanımızın toparlanması için çoçukları,ona iyi gelir umuduyla ücra bir adadaki aşrama uçak bileti almaları ile başlıyor.Bu yolculukta ona yan koltukta sohbeti hoş Madam adında bir hanımefendi eşlik ediyor.Kahramanımız bir anda planlarını değiştirir ve kendini bu hanımefendinin evinde bulur.Madam’ın evi çok güzel,inanılmaz büyük ve ilgi çekicidir.Bahçesinde bir incir ağacı bulunmaktadır.İnciri yememesini ister.Fakat madam’ın uşağı her gelenin o incirden tatması gerektiğini söyler. Maalesef Adam dayanamayıp incirden yer.Ve bütün olaylar değişir.
Peki neden o incirden yememeliydi?
İkinci bölümde ise;
Madam’ın evinden özünü bulmuş bir şekilde ayrılır.O evden ayrıldıktan sonra rastlantı mı kader mi bilinmez bir karşılaşma ile aşkı bulan kahramanımız için yeni bir sınav da bu yeni aşkla başlar...
Peki bu aşkın sonu ne olacak?
Her aşk mutlu sonla biter mi sizce?
#kitaphakkındadüşüncelerim
“Büyük lokma ye büyük konuşma” sözünün şekil almış hali olarak ,evet kişisel gelişim deneme türünde yer yer sevemediğim yer yer alıntılarına bayıldığım bir kitap okudum.
Sevemedim dediğimi bakmayın.Benim kişisel gelişime olan önyargımdan kaynaklı yoksa akıcı sıkmayan bir dile sahipti kitap .
Hiç şüphe duymadan alıp okuyabilirsiniz. Naçizane tavsiyemdir.
Sağlıkla ve bol kitapla kalın...
#elele #engelsiz_okurrr
El EleEddi Anter · Destek Yayınları · 2021104 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ember Hollow Ejderhaları serisinin üçüncü ve final kitabı olarak hikâyeyi kaldığı yerden devam ettiriyor ve serinin tüm önemli noktalarını bir araya getirerek okura veda ediyor. İkinci kitabın sonunda Hayden’ın kaçırılmasıyla yarım kalan olaylar burada doğrudan devam ediyor. Hayden gözlerini hiç tanımadığı bir yerde açarken, onu kaçıran kişinin sandığından çok daha tehlikeli ve sinsi biri olduğunu öğreniyor. Bu süreçte yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da büyük bir sınav veriyor. Gerçek kimliğini öğrenmesi, sahip olduğu gücün farkına varması ve kaderiyle yüzleşmek zorunda kalması karakter gelişimi açısından kitabın en güçlü taraflarından biri olmuş.
Kitap boyunca Hayden’ın yaşadıkları gerçekten üzücüydü. Eşlerinden uzak kalması, aralarındaki bağın zayıflaması ve bunun ona hem fiziksel hem de ruhsal olarak zarar vermesi, yaşadığı çaresizliği okura hissettiriyor. Diğer tarafta Knox, Cael, Maddox, Cillian ve Easton’ın Hayden’ı bulmak için verdiği mücadeleyi okumak da oldukça keyifliydi. Her ne kadar hepsi güçlü ejderhalar olsa da zaman zaman sahip oldukları güçlerin ve imkânların yeterince kullanılmadığını düşündüm. Bu nedenle bazı olaylar daha kolay çözülebilecekken uzatılmış hissi verdi.
Serinin en merak edilen noktalarından biri olan Hayden’ın gerçek kimliği ve dönüşümü ise kitabın en tatmin edici bölümlerinden biriydi. Özellikle Hayden’ın sonunda kendi gücünü kabul etmesi, dönüşümünü gerçekleştirmesi ve hikâyenin sonlarına doğru daha güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkması hoşuma gitti. İlk kitaplardan itibaren birçok kez kurtarılmayı bekleyen bir karakter gibi görünürken, bu kitapta kendi kaderini şekillendiren biri hâline gelmesi güzel bir gelişimdi.
Romantizm tarafında ise seri yine kendi çizgisini koruyor. Eş bağı konusunun tamamlanması, tüm
kısacık mis gibi kitap. fazla düşünmeyin okumak için. melisa kesmezi bu kitapla tanıdım ve tüm diskografisini okuyacağım gibi duruyor. ayrıca sınav senem içerisinde okuduğum tek kitaptı.
Bazen bir roman sadece sıra dışı bir macera anlatmaz...Gücün insanı nasıl değiştirdiğini bir toplumu dönüştürmenin neden yalnızca iyi niyetle mümkün olmadığını ve değişimin bazen en büyük sınav olduğunu da gösterir.
Kiralık Kral – Hakim Türkmen
Hayatın içinde kaybolmuş sıradan bir gencin hiç beklemediği bir anda kendisini bir ülkenin kaderini belirleyecek noktada bulmasıyla başlayan hikaye ilk sayfalardan itibaren merak uyandırmayı başarıyor. Bertuğ alıştığı dünyadan tamamen farklı bir düzenin içine adım atarken hem kendisiyle hem de yıllardır değişmeden gelen kurallarla mücadele etmek zorunda kalıyor.
İlk bakışta mizahi yönü ağır basan bir hikaye gibi görünse de sayfalar ilerledikçe yönetim anlayışı,gelenekler,adalet ve toplum psikolojisi üzerine düşündüren birçok ayrıntıyla karşılaşıyoruz.Bertuğ'un aldığı her karar yalnızca kendisini değil bir ülkenin geleceğini de etkilemeye başlıyor.
Hazırsanız...
Bir ilanla başlayan ve beklenmedik olaylarla yön değiştiren bu sıra dışı yolculuğun kapılarını aralayabiliriz...
Belki de en zor savaş bir tahtı ele geçirmek değildir...Belki de asıl mücadele insanların yıllardır doğru bildiklerini değiştirebilmektir.
Kiralık KralHakim Türkmen · Bedevi Yayınları · 202615 okunma
Adil Yakubov, kitabın sunuş kısmında okura "Mukaddes'e âşık olacaksınız." diyerek başlıyor. Bense kitaba başlarken gençlik ve aşk üzerine kurulmuş bir hikâye okuyacağımı düşünmüştüm. Ama gordum ki, yalnızca bir aşk hikâyesi değildi okuduklarim, gençlerin gelecek kaygıları, eğitim hayatında karşılaştıkları engeller, verilen kararların insan hayatındaki etkileriyle karşılaştım, tıpkı günümüzde yasailan sorunlar gibi..
Şerif'in yaşadığı kararsızlıklar; 'hemde ne kararsizlik'... geleceğine yön verme çabası ve zaman zaman içine düştüğü çıkmazlar hikâyenin en etkileyici kısmı bence..
Karakterlerin hata yapmaları yaptiklari hatalariyla yüzleşmeleri gerçekçiliği çok daha çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyordu.
Şerif ve Mukaddes'in sınav süreci; Şerif'in, Mukaddes'e duyduğu ilgiyle aldığı yanlış karar birçok şeyin başlangıcıydı asilnda. Ancak hikâyeyi bitirdiğimde kendimi Mukaddes'ten çok Şerif üzerine düşünürken buldum. Bence kesinlikle bu hikayede yanan Serif oldu.. Çünkü onun hikâyesinde kötü niyetle hareket eden birini değil; duygularına yenilen, bir hata yapan ve o hatanın sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalan biri vardı.. Bu nedenle yaşananların sonunda en çok üzüldüğüm karakter de Şerif ti.Şerif'in taşıdığı yükün ve yaşadığı kaybın satır aralarında daha derinden hissedildiğini düşündüm. Belki de yazarın amacı buydu; Mukaddes'i anlatırken okurun Şerif'i de görmesini sağlamak...
"Mukaddes'e aşık olacaksınız" diye yapılan vurgu,
okuru; bir aşk hikâyesinen ziyade gençliğin, yapılan hataların, vicdanın ve insanın kendi yolunu bulma çabasının hikâyesiydi.
Kısacık bir kitap ama etkisi kocaman olanlardan
Ve okuyup bir kenara bırakmak değilde üstünde uzun uzun konuşmaya yönelik konusuyla oldukça etkiledi beni
Yürekten tavsiye ederim
Okuyun bu kitabi