Keyif çatıp kendini dünyanın merkezine koyma,
Emeğin kutsalını kör nefsin için soyma.
Baba demek; koruyan, eğiten, adam eden,
Yoksa nesil bozulur, zehir saçar o bedenden.
Gafletten silkin artık, vaktin daralıyor bak,
Örnek olamıyorsan, yerin altında bir hak.
Bir baba ki evinde duruşuyla ders verir,
Ya adam gibi yaşa ya da bu tahttan silinir.
Bilgilendirme:
Babalık, biyolojik bir bağın ötesinde, bir insanın karakterini, değer yargılarını ve hayata bakış açısını şekillendiren en ağır sorumluluklardan biridir. Çocuk, dünyayı babasının duruşu üzerinden okur; onun attığı her adım, kurduğu her cümle ve sergilediği her tavır, bir çocuğun gelecekteki "adamlık" veya "kadınlık" tanımının temel taşını oluşturur.
Bir baba için en büyük sınav, sadece eve ekmek getirmek değil, o ekmeğin helalliğini korumak ve evlatlarına "nasıl yaşanması gerektiğini" bizzat kendi hayatıyla ders vererek öğretmektir. Sözün bittiği yerde karakter başlar; çocuk babasının öğütlerinden ziyade, onun zorluklar karşısındaki sabrını, haksızlık karşısındaki öfkesini ve sevdikleri karşısındaki tutumunu örnek alır.
Dolayısıyla babalık; bir makam veya ayrıcalık değil, bir dava bilincidir. Babasız kalmış veya babasız büyütülmüş bir nesil değil; karakteri zayıf, değerleri erozyona uğramış bir nesil en büyük tehlikedir. Babalık, sadece bir çocuğun dünyasına girmek değil, o çocuğun ruhunda ebedi bir iz bırakma sanatıdır. Bu sanatı icra edemeyen veya bu ağır yükün altına girmekten imtina eden her baba, aslında kendi soyunun geleceğinden çalmaktadır.
Unutulmamalıdır ki; evlat, babasının gölgesinde büyür. Gölge ne kadar dik ve sağlam durursa, altında yetişen fidan da o kadar vakur ve kararlı olur...✍🏻
©EMİRHAN ARSLAN