Ciddi tarih bize haçlıların cahil vahşiler olduğunu, dürtülerinin mutlak yobazlık, seçtikleri yolun kan ve gözyaşı olduğunu söyler. Macera edebiyatıysa, gelgelelim, bunların dindarlık ve kahramanlıklarını yüceltir, erdemlerini ve cesaretlerini, kendileri adına kazandıkları sonsuz şerefi ve Hıristiyanlığa yaptıkları büyük hizmetleri en pırıltılı ve duygulu renklerle tasvir eder.
Şimdi onca mücadelenin muhteşem sonucu neydi? Avrupa hazinelerinin milyonlarını ve iki milyon insanının kanını heba etti; ve bir avuç kavgacı şövalye yaklaşık yüz sene boyunca Filistin'in idaresini ellerinde tutabildiler!
Thomas Mann'in 6 kısa, 4 uzun öykü (novella) seçkisinden oluşan ve kuvvetle muhtemel mütercim Kâmuran Şipal'in Çağdaş Alman Öykü Antolojisi 'nde yaptığı türden bir filtrelemeyle karşımıza çıkmış kitap, bu karışımın yarattığı farklılıklarla, homojen olmaktan uzak bir duygu ve tat bırakıyor geride.
100 sayfayı bulan 4 novella, sonuncusu Aldatılmış Kadın haricinde, giriş ve sonuç bölümleri dışında kurguda atılmamış sayfa yığınlarıyla karşılıyor bizleri. Gelişme bölümleri o kadar sündürüyor ki bu uzun öyküleri, güzelim girizgahlar neredeyse harcanmış görünüyor gözünüze. Özellikle Tonio Kröger: O ne güzel bir "en yakın dostun en yakın dostu olmak özlemi"dir, hemcinse duyulan manevi sevginin yüceltilmesi bugün rastlamamızın neredeyse imkansızlaştığı bir anlatı. Gerçi Mann'in hemen her öyküde erkek bedenine yönelik betimlemeleri onun Venedik'te Ölüm 'de pik yapan eşcinsel eğilimini haykırıyor. Lakin, dediğim gibi, bu öykü bambaşka bir yöne sapıyor ve damakta hiç de beklediğiniz bir lezzet yoğunluğu bırakmıyor.
Tristan, Büyülü Dağ 'daki gibi, bir sanatoryumda geçiyor ve gücünü diyaloglardan (ve bir mektuptan) alan en başarılı iş olmuş görünüyor.
Mario ve Sihirbaz, Hitchcock'un "şaşırtmaca ile gerilim" ikileminin ortasında, beklenen gerilimin hakkını duygusal monologlarla vermek yerine ani bir eylemle sonuçlandıran, orta karar bir uzun öykü.
Son novella Aldatılmış Kadın ise, Camille, Madame Bovary tarzı trajedileri sevenler için, finale doğru temposu yükselen ve ilk kısımları atılsa da etkisinden bir şey kaybetmeyecek, kitabın son lokması olduğundan mütevellit, işini layığıyla yapan, en başarılı -uzun- öykü. Aldatan bu sefer sevilen değil, doğanın tam kendisi.
Kısa ve uzun öykülerin ortak noktalarında grotesk, çarpık bedenler ve ruhlar yer almakta. Bu ruhlardan en çirkini hiç kuşkusuz evcil