Bir Livaneli eseri olduğu düşünülünce özellikle Meleknaz, Zilan ve Nergis için daha derinlemesine ruhsal çözümlemeler yapılabilirdi sanki... Ya da İbrahim Hüseyin'e dönüşeceğine, kendi Meleknazı'nın elinden tutabilirdi işte o zaman yaşadığı huzursuzluk bir saplantıya benzemekten kurtulabilirdi belki... Bunları düşününce bir parça üstünkörü yazılmış aceleye gelmiş hissi yarattı ben de ya da ben sahip olduğu derinliği anlamakta yetersiz kaldım kimbilir...
Sabahattin Ali'nin yaşamı hakkında fikir sahibi olabilmek adına oldukça etkili bir eser yaratmış Balcıgil ne var ki "yeşil mürekkep" vurgusunu rahatsız edecek kadar çok yapmış. Öyle ki bu denli çok tekrarlanınca kendine haslığını yitirip, sıradanlaşmış Sabahattin Ali'nin imzası sayılabilecek o güzel renk... Ha bir de daha önce Nazım'a dair okuduklarımda da beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğratan aşka aşık şıpsevdi erkek tiplemesini burda da görünce Ali'ye karşı da ufaktan bir soğuma hasıl olmadı değil hani...
Oz, yazarın önceki kitaplarıyla kıyaslanınca okuyucuların beklentisini karşılamamış gibi görünüyor. Ne var ki gerek anlatımındaki yalınlık gerek kült bir eseri günümüz diliyle yeniden aktarması, hem okurken büyük keyif almamı sağladı (üzüldüğüm yerleri saymazsak tabi), hem de bugüne kadar okumamakla hata ettiğim orjinal Oz'u okuma listeme almama sebep oldu. Hatta daha da öte giderek kitap uyarlaması filmlerden hep uzak durmama rağmen bende Tim Burton çekse de izlesek hissi yarattı. Okurken renkler, karakterler, müzikler film şeridi gibi gözlerimin önünden akıppp geçti. :))
Kör oldum... Kör oldum... Gözlerimin önünde süt beyazı sonsuz sayfalar ve ardı arkası kesilmeyen virgüller var... Ötesi yoğun bir sis bulutu... Her şey birdenbire oldu; görüşümü, anlayışımı, duygularımı, onurumu, insanlığımı hepsini birdenbire kaybettim. Körlüğümün, açlığımın arkasına sığındım ve ben ben olmaktan çıktım. Belki de görmeyince her şey sanıldığından çok daha kolaydı. Belki de her şeyi görebilen o bir(!) kişinin hepimizden çok yardıma ihtiyacı vardı...
Her replikte, her fotoğrafta o sahneyi tekrar izler gibi oldum. Kiminde yüzüme aptal bi sırıtış, kiminde koca bi hüzün, kiminde de özlem geldi oturdu. Keşke hiç bitmeseydi kitap da, dizi de...
Poyraz KarayelEthem Özışık · Doğan Kitap · 2017765 okunma