sinem

Kendi Kitabına Bu, eski insanların ahmaklıklarını bilen Loukianos'un kaleminden çıkan bir eser, Bilgece sayılan şeyler bile aptalca görünür bana. İnsanların benimsediği tek bir düşünce bile saygın bir konumu ve şanı hak etmez. Zira başkaları için alay konusudur, sana harika görünen.
Sayfa 1·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Edhi Vakfı, mumyalanan kadın soruşturmasının tamamlamasını ve defin izninin verilmesini yıllarca bekledi. Baktı ki yarım milyon rupi’ye varan morg masrafını ne arkeoloji müzesi ne de polisten alabiliyor, beş yıl kadar sonra, 2005 yazında, kadıncağızı usulüne uygun biçimde yıkadı, namazını kılıp vakfın arkasındaki mezarlığa gömdü. Böylece, Pers prensesi diye satılmak üzere mumyalanan kadının sırrı da, kendisiyle birlikte toprağa karıştı. Interpol, mumyanın asıl sahibi olduğu iddia edilen İranlı Şerif Şah Baki’yi arayadursun, aynı bölgede, iki başka kadın mumyasının, karaborsada 3-4 milyon dolara alıcı bulduğu bilgisine ulaşıldı. Büyük bir olasılıkla o mumyalar, bugün bir müzede sergilenmekte. Kadının adının olmadığı coğrafyalarda, ölü kadın bedeni üzerinden milyonlar kazanan uğursuz çetelere, bilerek ya da bilmeyerek akıl babalığı eden, eli kanlı meslektaşlarımız da kim bilir hangi üniversitede ders anlatıyor.
Sayfa 272·Kitabı okudu
Ancak, frengi ve HIV gibi, bulaşıcı hastalıklarda gözlenen artış yüzünden, tıpkı ülkenin diğer yöneticileri gibi, politikalarında çok önemli değişikliklere gittiler. Batılılarca “Doğu’nun Fahişesi” olarak tanımlanan Şanghay’ın kötü şöhretini temizleme gayretlerini bir yana bıraktılar. Örneğin, 2007 ağustosunda Şanghay 4. Uluslararası Erişkinlere Oyuncaklar ve Üreme Sağlığı Fuarı’nı desteklediler, başkentte açılacak benzeri bir fuara katılımı özendiriyorlar. Ülke genelinde 2009 şubatında başlatılan Güneş Işığı Projesi’yle, cinsel yolla bulaşan hastalıkların ve kısırlığın tedavisi gibi konularda toplumu aydınlatmayı, kondom kullanımını yaygınlaştırmayı ve devlet eliyle konan tabuları, yine devlet eliyle yıkmayı hedefliyorlar.
Sayfa 285·Kitabı okudu
Ayrıca yeni yasa, pitbull terrier ya da japanese tosa’yı “tehlike arz eden hayvan” olarak kabul ediyor, bunları üretmeyi, kaçakçılığını, hatta reklamını bile yasaklıyor. Halbuki, tarih boyunca, Japon akita’dan Arjantinli dogo’ya, Brezilyalı fila’dan Kanarya Adaları’nın presası’na, çok sayıda köpek cinsinin dövüşlerde kullanıldığını biliyoruz. Demek ki, “tehlike arz etmek” için pitbull terrier ya da japanese tosa olmaya gerek yok. Genetik elbette bir risk faktörü oluşturabilir, ancak hayvanı tehlikeli kılacak olan, ne şekilde eğitildiğidir. Tıpkı insan yavrusundaki gibi.
Sayfa 291·Kitabı okudu
Siyah-beyaz savaşına dönüştü Köpek dövüşlerinin gerçek yüzünü ortaya çıkartan olaylar, aylardır Amerikan yazılı ve görsel basınının gündemini oluşturuyor. Konu, tıpkı O. J. Simpson davasının siyah-beyaz mücadelesi haline getirilmesine benzer bir süreçten geçiyor ve siyahi ünlüler, derisi kendileriyle aynı renkte olduğundan, bir hayvan katilini savunmaya çalışıyor. Örneğin, New York Knicks basketbol takımından Stephon Marbury, köpek dövüştürmenin bir spor olduğunu söylüyor. Ünlü boksör Roy Jones, “İki köpeğin birbiriyle dalaşması ve birinin diğerini öldürmesi çok doğaldır” gibisinden beyanatlar veriyor. Sinema oyuncusu Whoopi Goldberg de, fikrini söylemekten geri durmuyor. “Vick, Güneyli. Güney’de köpek dövüştürülür. Tıpkı Porto Rikoluların horoz dövüştürdüğü gibi” şeklinde, özrü kabahatinden büyük savunmalara kalkışıyor. Hayvanları Koruma Yasası Değişmeli Dünya değişiyor. İspanyollar boğa güreşi yasaklansın diye, yüz binlerce imza toplayabiliyor, turistler Karayiblerin incisi Porto Riko’ya, horoz dövüşü yapılıyor diye gitmek istemiyor, Filipinli aileler çocuklarının örümcek dövüştürmesine izin vermiyor. Almanya ve Brezilya’nın anayasası hayvanları koruyan maddeler içeriyor. İsviçre yasaları onların mal değil, can olduğunu açıkça belirtiyor. Artık hayvan hukukuna ilişkin dergiler var; hukuk fakültelerinde bu alanda dersler açılıyor; hayvan haklarında uzmanlaşan avukatlar, savcılar, yargıçlar yetişiyor. Polislere, veterinerlere hayvana fena muamelenin nasıl delillendirileceği öğretiliyor.