Siyah-beyaz savaşına dönüştü
Köpek dövüşlerinin gerçek yüzünü ortaya çıkartan olaylar, aylardır Amerikan yazılı ve görsel basınının gündemini oluşturuyor. Konu, tıpkı O. J. Simpson davasının siyah-beyaz mücadelesi haline getirilmesine benzer bir süreçten geçiyor ve siyahi ünlüler, derisi kendileriyle aynı renkte olduğundan, bir hayvan katilini savunmaya çalışıyor. Örneğin, New York Knicks basketbol takımından Stephon Marbury, köpek dövüştürmenin bir spor olduğunu söylüyor. Ünlü boksör Roy Jones, “İki köpeğin birbiriyle dalaşması ve birinin diğerini öldürmesi çok doğaldır” gibisinden beyanatlar veriyor. Sinema oyuncusu Whoopi Goldberg de, fikrini söylemekten geri durmuyor. “Vick, Güneyli. Güney’de köpek dövüştürülür. Tıpkı Porto Rikoluların horoz dövüştürdüğü gibi” şeklinde,
özrü kabahatinden büyük savunmalara kalkışıyor.
Hayvanları Koruma Yasası Değişmeli
Dünya değişiyor. İspanyollar boğa güreşi yasaklansın diye, yüz binlerce imza toplayabiliyor, turistler Karayiblerin incisi Porto Riko’ya, horoz dövüşü yapılıyor diye gitmek istemiyor, Filipinli aileler çocuklarının örümcek dövüştürmesine izin
vermiyor. Almanya ve Brezilya’nın anayasası hayvanları koruyan maddeler içeriyor. İsviçre yasaları onların mal değil, can olduğunu açıkça belirtiyor. Artık hayvan hukukuna ilişkin dergiler var; hukuk fakültelerinde bu alanda dersler açılıyor; hayvan haklarında uzmanlaşan avukatlar, savcılar, yargıçlar yetişiyor. Polislere, veterinerlere hayvana fena muamelenin nasıl delillendirileceği öğretiliyor.