Her alanda isim yapan, yeni buluşlar gerçekleştiren, yeni kuşaklar yaratan birçok bilim insanı vardır. Kimilerinin adı yaptıkları buluşlara, geliştirdikleri kurumlara verilmiş, kimi ders kitaplarında, bilimsel yayınlarda bir ad olarak kalmış, kimileri ise ortaya attıkları yeni düşünceler, kavramlarla açılımlar sağlamıştır. Hepsi de değerli, saygın, bilimin ve uygarlığın gelişmesine az ya da çok katkı yapmış olan bu bilim insanlarının dışında, belli bir döneme damgasını vurabilen, düşünce sistemimizin tümüyle değişmesine neden olacak kadar önemli açılımlar getiren çok az sayıda bilim insanına da rastlanır. Böylesine açılım getirecek nitelikteki bilim insanlarının etkisi, yalnızca kendi uzmanlık alanlarıyla sınırlı değildir; bunlar bilginin algılanmasına yönelik düşünceler geliştirmiş, tüm bilim dünyasını etkilemiş olan kişilerdir. Her yüzyılda, ancak birkaç bilim insanı, böylesine kapsamlı iz bırakabilmiştir. Braidwood,
bilimin bu tür anıt insanlarıydı.
Braidwood, her şeyden önce bir arkeologdu. Genel ilgi alanı Tarihöncesi Arkeolojisi, insanlığın, uygarlığın gelişim süreciydi.
Bu geniş yelpaze içinde odaklandığı esas sorun ise, yerleşik yaşamın, besin üretiminin, başka bir deyişle köylerin ve çiftçiliğin ortaya çıkışıydı. Braidwood Hoca'nın kullanmaktan hiç hoşlanmadığı, "Neolitik" olarak tanımladığımız bu dönem, daha önceleri de birçok düşünürün, arkeoloğun üzerinde durduğu, çalıştığı, önemsediği bir konuydu. Braidwoodlar'dan önce de, Braidwoodlar'la aynı zamanda da birçok arkeolog Neolitik dönemi araştırmakta, kazılar yapmaktaydı. Braidwoodlar da, herhangi bir Neolitik merkezi kazıp, meslek yaşamlarını rahatlıkla sürdürebilirdi. Ancak Braidwood bunun yerine, Neolitik
de dahil olmak üzere, geçmişe, arkeolojiye nasıl bakılması, daha doğrusu nasıl bakılmaması