"Antropolog Edmund Leach zamansal değişimi iki farklı biçimde algıladığımızı söyler. İlkinde şeylerin değiştiğini biliriz; ama bunların geçmişle bir süreklilik arz ettiğini hissederiz. Diğerindeyse, olaylar yaşamımızı geri dönülmez biçimde değiştirdiğinden, bir kopuş söz konusudur."
"Diderot'un en büyük modern mirasçısı olan sosyolog Anthony Giddens, Diderot'un fikirlerini canlı tutmak için alışkanlığın, hem sosyal pratiklerde hem de kişinin kendisini kavramasında oynadığı başat rolü vurgulamıştır: Karşımıza çıkan alternatifleri ancak yerleşik alışkanlıklarımıza göre sınarız. Anlık itkilerin ve kısa süreli davranışların hâkim olduğu, düzenli rutinlerden mahrum bir yaşam anlamsız bir varoluştur."
Karakter, asıl olarak duygusal deneyimlerimizin uzun vadeli boyutu üzerine odaklanır. Karakter kendini, sadakat ve karşılıklı bağlılık, uzun vadeli bir hedef için çaba sarf etme ya da gelecekteki bir amaç uğruna bugünkü kimi mükâfatları erteleme şeklinde gösterir. Her birimiz, belirli bir anda yaşadığımız duygu karmaşasının içinden bazı duyguları seçer ve içimizde yaşatırız; yaşattığımız bu duygular karakterimizi oluşturur.