Sinem ️

Sinem ️
@sinemsackan
İçimizdeki Şeytan
Puan vermedi·350 syf.··
2023 3. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 15:33
Sabahattin Ali okuyucuları iyi bilir ki, yazar eserlerinde insan psikolojisini karakterlere yansıtarak başarılı psikolojik analizler yapar. İçimizdeki şeytan isimli romanında bahsettiğim psikolojik analizlerin ne kadar başarılı olduğunun örneğini görmek mümkün. Roman, belli başlı karakterler etrafında şekillenmektedir. Bu karakterler ise Macide, Ömer ve Bedri olarak karşımıza çıkmaktadır. Eserde diyaloglar ve içsel konuşmalar sıklıkla yer almaktadır. Karakterlerin içsel çatışmaları psikolojik durumlarını anlamamız konusunda yol göstermektedir. Yazarı başarılı kılan yönlerden birinin de bu olduğunu düşünmekteyim. Romanı okuduğunuzda anlatılanlar pek yabancı gelmese de okudukça sonu merak edilecek kitaplardan biri aynı zamanda. Kitap hakkında fazlaca detay vermek yerine daha çok kitabın yarattığı düşünsel konulara değinmek istedim bu incelemede. Kitabı bitirince kendimizi sorgularken bulmamız çok olası bir durum. “İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.” derken okuyucuyu derin düşüncelere sevk eden Sabahattin Ali yaşamdaki anlam arayışını bulmamızda bizlere rehberlik etmektedir. Bazen hayattaki anlam arayışımızı bulmaya çalışırken kendimizi hayatın rutinlerine kaptırır ve bir kısır döngü içerisinde buluruz. Romandaki Ömer karakterinde olduğu gibi… Yaşamın bir gayesi varsa hayat anlam kazanır, rüzgarda savrulup gitmez insan. Amaçsız yaşam felakete sürükler insanı. Rotasız gemi gibidir. Gayesiz insan kendisiyle beraber etkileşim içerisinde olduğu herkesi de olumsuz anlamda etkiler. Ömer’in Macide’yi felakete sürüklemesi gibi… Sebep olduğumuz her olumsuz durumlar için içimizdeki şeytana sorumluluk yükleriz. Oysaki her şeyi içimizdeki şeytana yüklersek hiçbir yol alamayız bu hayatta. Kaderci
İnceleme
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Martı Yayınları · 2019209,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kayıp Tanrılar Ülkesi
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2023 00:46
Ahmet Ümit’in ustalık eserlerinden biri olan Kayıp Tanrılar Ülkesi isimli eseri, okuduğumda bana aynı yazara ait olan Patasana isimli eseri anımsatmıştı. Çünkü her iki roman da mitolojiden izler barındırıyordu. Kayıp Tanrılar Ülkesinde Yunan Mitolojisine çokça yer verilmiş ve ayrıca yazar okuyucunun mitolojiye karşı merak duygusunu aşılamaya çalışmıştır. Bu yönüyle diğer polisiye romanlarından ayrıldığını düşünüyorum Kayıp Tanrılar Ülkesinin. Romanı okuduğumda cinayeti işleyen katil zanlısının başlarda kim olduğunu anlamak zor olsa da adı geçen her roman karakterine şüpheli olarak bakmak esere bir canlılık ve merak katıyordu. Yazarın ayrıca Baş komiser Nevzat’a da romanın sonlarına doğru yer vermesi bir Ahmet Ümit okuru olarak şahsen beni sanki çok sevdiğim eski bir dostumu yıllar sonra görmüş gibi sevindirmişti. Okuyucusuna sürpriz yapmayı seven yazar bu eseriyle de bunu başarmıştı. Tüm bunların haricinde roman hakkında yazılacak her satır spoiler içereceğinden kısa ve öz olarak incelememi burada sonlandırmayı uygun buluyorum. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Kayıp Tanrılar ÜlkesiAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202328,2bin okunma
Martin Eden
Puan vermedi·520 syf.··
2022 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2022 23:55
İlk inceleme yazımın Jack London’un yazmış olduğu “Martin Eden” isimli eser özelinde olacak olması bu satırları yazarken beni heyecanlandırıyor. Çünkü şimdiye kadar okuduğum kitaplar arasında beni bu denli etkileyen bir başka kitap olmadı. Başlangıçta belirtmem gerekir ki kitabı spolier vermeden incelemesini yazmak oldukça zor. Bu nedenle eser ile ilgili birtakım detaylara yer vereceğimi şimdiden ifade etmeliyim. Aslında Jack London ile tanışmam “Beyaz Diş” İsimli eseriyle olmuştu. Kitabı okuduğumda adeta okuduğum ortamdan uzaklaşıp kitabın büyüleyici dünyasında kendimi bulmuştum. Bu kesinlikle yazarın başarısıydı. Jack London ilgimi çekmeyi bu kitapla başarmıştı zaten. Martin Eden kitabını Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarından okumuştum. Kitap 517 sayfadan oluşuyor. Kitabın kalınlığı okurun gözünü kesinlikle korkutmamalı. Çünkü okudukça okuyucuyu içine alacak olan bu eser bitmesine yakın bir aşamada okuyucuya içten içe keşke kitap hiç bitmese dedirtiyor. Bu sebeple kitabı elinize aldığınızda şimdiden önyargılarınızdan arınmanızı öneririm. Martin Eden aslında yarı otobiyografik bir eser. Bu açıdan Jack London ile Martin Eden arasında birtakım benzerlikler olduğunu söyleyebiliriz. Bu durum ise okuyucu tarafından eseri daha ilgi çekici hale getiriyor. Peki, tüm bu methiyeleri sıraladığımız eser neleri içeriyor? Eser konu itibariyle aslında oldukça kapsamlı. Sosyal sınıf farkı, statü ve servetin insanlar arasında yarattığı ikilem, çatışma ve hayal kırıklıklarını barındırdığı gibi aşk, umut, sevgi gibi duyguları da okuyucuya fazlasıyla aktaran bir eser. “Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.” diyen Martin Eden’in kuvvetli duygular beslediği büyük aşkı Ruth Morse’a karşı hissettiklerine gıpta edip sonrasında bu duyguların nasıl ağırlığı altında
İnceleme
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma