Kırk yerden vurdular kırk yerden yaralıyım, kırk birincide çiçek açar gibi sen geldin. Aradığımı bulduğumda ne yapacağımı anlatmamış kimse bana, evimi en sevdiğim kekin kokusu kaplamış, korkuyorum; bu telaş bir hata yaptıracak gibi ve ben pratikte bilmiyorum çiçek büyütmeyi.
ve sen geldin. ılık bir bahar rüzgarı, her gün ocağın üstünde kaynayan çay sakinliği, uçurtma sevinci. Bütün yaşamımı sana anlatmak için
yaşamışım gibi, çıktın geldin. Hoş geldin.