Rüya) (29.05.2026) (Sema bir kafede öylece oturuyor Lilith ile çocuğu bekliyordu.O ara makyajını tazeledi,sarı saçlarını topladı, kahverengi gözlerini küçük bir el aynasında süzdü.) (Lilith ile çocuk kol kola geldi,Sema ayağa kalktı.) (Çocuğa bakar ve güleç ve coşkulu bir yüzle:) Sema: Selam Çocuk: Selam İsminiz Sema mıydı? (Lilith çocuğun sözünü kesti) Lilith: Sema Çocuk diyorum — adını söylemedi. Her şeyim olur kendisi. Tek aşkım. Sevgilim bu da sema En yakın arkadaşım (El sıkışırlar) Sema: Ay çok memnun oldum. Kusursuz ve gerçek bir erkekle tanışmak nasip oldu ya,ölsem gam yemem. Lilith: Yavaş. Sema: Yemedik tamam be. (Gülerler)
Edebiyat
Ege turumuz:
kaybolduk ama çok sevdik 🚗😅 1. gün Çivril’de güzel bir kahvaltı hayaliyle çıktık yola ama navigasyon bizi dağlara attı 🗺️😂 Haritada bile olmayan yollarda dolaştık resmen… “nazarlık olsun” dedik ama zeytinyağı ararken bir daha kaybolunca “geri mi dönsek?” diye düşündük 😅 Sonunda Efes Antik Kenti’ne ulaştık 🙏 Celsus Kütüphanesi gerçekten büyüleyiciydi 😍 “neden daha önce gelmedik?” dedik Sonra Şirince… doğa, sakinlik, keşkeğin tadı 😋🌿 Akşam da Kuşadası Limanı’nda yürüyüş 🌅 ⸻ 2. gün Dilek Yarımadası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı tam bir huzur yeri 💙 Yürüdük, oturduk, denizi izledik… klasik biz, hemen piknik yaptık 🧺😄 Zeus Mağarası kapalıydı ama Apollon Tapınağı fazlasıyla yetti 🏛️✨ 20 dk gezeriz dedik, 2 saat kaldık 😅 ⸻ 3. gün Bafa Gölü kenarında kahvaltı ☕ Latmos Dağları’nda yürüyüş 🪨🌿 Biraz kaybolduk, biraz yorulduk ama değdi 💚
1000k
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İyi bir hatıra iyi bir şarap gibidir, yalnız içmemek gerekir.
Akranlarımın birer birer öldüğünü gördükçe, beni en çok, "hatırlıyor musun?" diye sorabileceğim kimsenin kalmayacağı gün korkutuyor. Dul İzmir / Şirince
Alıntı
İzmir-Şirince
Gezmek ruhu zenginleştirir.
Bursa'da gezi anımı paylaşmak istedim..
1 günlük Bursa gezisinden sonra geriye kalan birkaç fotoğraf, yolda giderken yazdığım şiirler, gördüğüm ovalar, bulutlar, dağın yamaçlarına çöken sisler, hiç tanımadığım yüzler, Uludağ'ın yüksekliğini hesaplamaya çalışmam ve Mudanya'da Ali kaptanın yaşadığı eve benzeyen birkaç ahşap konak, belli köşelerde gitarını, sazını, akordiyonunu alıp şarkı söyleyen yaşı geçgin olsa da içinde hâlâ umutları olan insanlar. Her yerde balıkçılar, pansiyonlarını kafe ve otel olarak kullanananlar, Kalomi ve Cumhuriyet galerisi en çok hoşuma giden yerlerdi. Ulu Camii kalabalık, kapalı çarşısı daha da kalabalık, her yerde bizi durduran esnaf sahipleri. Ne kadar yemek yemek istemediğimizi söylesek bile her köşede dolanıp kolunuzdan tutup restoranlarına davet eden iskenderciler. Cumalıkızık'ın dar, taş ve ıslak yolları, yeni pişmiş ekmek kokuları, ağaç yapraklarının üstüne düşmüş damlalar ve çam kokusu, en çokta hoşuma giden evlerin bahçesi, renk renk boyanmış taşlar, bana biraz Şirince'yi hatırlattı. Mudanya sahilde sokak fotografçısının fotoğrafımı çekmesi.. bunların hepsi. Şimdi hatıra olarak kaldı hem bu yazı hem de diğerleri.🫐 10/10/25
KUŞAK BAĞLANAN
Şimdi nefesi içimize çekmeliyiz, Gökyüzünün çekik bulutları üzerinde. Ey sen güzel bayan, İşte o perdenin arkasında saklanan, Ki giderek yaşın kadar, Gencecik bir kızsın daha... Şimdi gözlerini kısmalı, Derin bir rüzgâr daha, Heyecanlanırsın ama utanma. Sen şirince bayan, Ben aşık, yakışıklı ve bıyıklı, İşte asıl mesele ki rüya bu... Taşlanır güneşin ardı, Ve bu büyük bir yük. Serseri mayınlarda ki gözler, Sen aşka hamile o sırada bu şehirde, Ben bir gülün balıyla meyhane, Gamzelerden dudak kenarlarına bir mücadele... Çay soğumaksızın, Renkli merdivenlerdeyiz seninle. Onca şair dedi sanki bir derviş gibi, İklimler yazdan da güzel. Saate bakmamıştı ruhum, Bugün seninledir kafanı kaldırdığın yastığında. Sorma nereden bildiğimi, Hislerimin yok uçan mürekkebi.
Edebiyat Şiir