Zeynep Şirin

Zeynep Şirin
@sirinzeynep
İngilizce Öğretmeni
Dokuz Eylül Üniversitesi
İzmir
17 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
Ve benim içimde de dalga yükseliyor. Kabarıyor; sırtı kavisleniyor. Bir kez daha yeni bir arzunun farkında oluyorum, süvarisinin önce mahmuzladığı sonra da gemini çektiği gururlu at gibi bir şey yükseliyor altımda. Sırtına bindiğim sen, şimdi bize yaklaştığını sezdiğimiz düşman kim, bu kaldırımda eşelenerek dururken biz? Ölüm o. Düşmanımız, ölüm. Mızrağımı indirerek ve saçlarım genç bir adamın, Hindistan’da dörtnala giden Percival’in saçları gibi uçuşarak ölüme doğru koşuyorum. Atımı mahmuzluyorum. Sana doğru fırlatacağım kendimi, yenilmeden ve boyun eğmeden, Ah Ölüm!”
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Şirinlikten sıkıldım; mahremiyetten sıkıldım. Azgın sularda gidiyorum, batacağım, beni kurtaran kimse de olmayacak.
Alıntı
“Ve aşağıdaki holden gelen sesi? Ve o bizi görmezken onu birdenbire görmemiz? Bekleriz ve gelmez. Saat gitgide ilerler. Unutmuştur. Başkasıyla birliktedir. Sadakatsizdir, aşkının bir anlamı olmamıştır. Ah, ve sonra o acı – o dayanılmaz çaresizlik! Ve sonra kapı açılır. Gelmiştir.”
Alıntı
Beni ilgilendiren, beni cezbeden tek şey, hücrede yaptığımın satranç oynamak mı yoksa deliliğin sınırlarında gezinmek mi olduğunu, bu tehlikeli uçurumun bu tarafında mı yoksa diğer tarafında mı durduğumu anlamaya yönelik gecikmiş bir merak. Hepsi bu kadar.
1000Kitap
Ben neyim, diye soruyorum. Bu mu? Hayır, ben şuyum. Özellikle şimdi, bir odadan çıktığımda, insanlar konuşurken, taş zeminde yalnız adımlarım çınlarken ve ben, kadim şapelin üzerinden görkemle ve umursamazca doğan ayı görürken – o zaman tek ve basit değil, karmaşık ve çok olduğumu anlıyorum.
Edebiyat