10/10
·401 syf.··
Beğendi
·
2026 161. kitabı
🅗🅐🅡 ~Yedi Aşiret Serisi~ Herkese Merhabalar... Bugün sizlere kalemini çok sevdiğim yazarın son kitabı ile geldim. Ehh biraz sitemkar olacağım. Yani çok özledik lütfen bir daha bu kadar uzun ara olmadan kaleminizden mahrum olmadan okuyalım. Zira böyle nahif ve duyguları hissettiren kalemlerden çok daha fazla okumak istiyoruz. Her duyguyu veren, karakterler ile bütünleşen harika bir seri bu. Seri olsa da tabi ilk defa tanışacak olanlar için hemen eklemek isterim ki bağımsız okunabilir. Her kitapta ayrı karakter ve hikayeleri işleniyor. Bu kitap biterken de ne kadar güzel bir kapanış yapılmış. Ayyy gelecek olan kitaptan spoiler verilmiş ve bir hayli de heyecan yarattı. Özellikle merak edilen ikililer olunca, geniş bir aile ve çocuklar da işin içine girip onların hikayesine de değinilince tabi ki okuması da başka keyifli oluyor. Yetişkin içerik soracak olursanız minimum düzeyde az yani dozunda ve daha çok duygular ile yaşanılan olaylar üzerine kurulmuş bir hikâyeleri var. Kenan Cesur ve Gazel Ateş Kenar, Cesur aşiretinin ikinci oğludur. Abisi ve babası ile ön yedinci yaş gününü kutlayacağı gün gittikleri İskenderun'daki limanda bir suikasta uğrarlar. Bir tek Kenan yaralı olarak kurtulur. İdolü olarak gördüğü abisi ona son nefesinde kurtaracak çıkışı söyler. Kenan bu suikastten derin yaralar alır, sol kolu hissiz kalır ama en büyük yarayı ruhundan alır. Orada intikam hırsı ile dolar. Abisinin gösterdiği yoldan gidip güvendiği kişiler ile bir süre iyileşmeyi bekler. Herkes onu öldü sanıp aşiretin başı ağasız kalmasın diye amcası Kamber yedi aşiret kararı ile başa geçirilir. Ta ki Kenan çıkıp gelene kadar. O gün ana kucağına koşan yıllardır görmediği ama görünce boynuna koşacağını düşündüğü anasını, amcası ile görünce dünyası başına yıkılır. Tek kaldığını o zaman anlar
HarEsra Tok · Aseliva Yayınevi · 20264 okunma
Sonsuz Şükür: Yalvaç
Puan vermedi
Sana selam sana ışık olsun. Karanlıktan Gelen’in sesi sarıp sarmalamış Yalvaç’ı. Pek çok hayattan süzülen arı duyguları birer birer koynuna düşürmüş. O ses bir şekilde, nasıl olduğunu asla anlayamadığımız haliyle, en iyi bildiği şeyin peşinden gitmeye devam ediyor. Giderken de soluğuna dokunduklarını ışığın yoluna savuruyor. Hatırlıyoruz; ses, karanlıktan geliyordu ancak su gibi akışkandı. Sözler verdik ve yeminler ettik, karanlık ormanlardan geçtik. Kendi yolumuzda, kendimizce idrak ettiklerimiz, gördüklerimiz bizi sürükledi geceler ve gündüzler boyu. Sürükledi ışığa ve ışık olacak olana. Bizler O’nun ve yolculuğunun kutsal şahitleriyiz. “Yalvaç” büyümüş ve kendi başına bir hat, bir merkez olmuş. Masumiyetin yok olduğu ya da baştan yazıldığı kimi anıları ve yaşanacak sayısız hayatları kendisine çeker olmuş. Onun yolu Baba’nın yolu. Baba’nın tozlu ve kasvetli, sitemkâr, yer yer acıyla ve türlü işkencelerle süslenmiş görkemli kurtuluş yolu... Ne mutlu ona ki Yalvaç’a ses olan pembeli sesi, onu yazan narin elleri bu hat üzerinde ölümsüzlükle müjdelenmiş. Kutlu olsun, yolu bahtı açık olsun. Gece’nin duaları Sinestezi’den beri susmadı, durulmadı. Mırıltıları şehrin tekinsiz sokaklarında ve ölü bakan insanların ruhlarında yuvalanmaya devam ediyor. Kim bilir belki de Yalvaç onu duymuştur. Ne mutlu Yalvaç’a soluk olana ki göğsünü kendisi dikmiş; Alva’da ve Livia’da hayat bulmuş. “Korkma, karanlıktan gelen seni koruyup kutsayacak. Yoluna ışık, ruhuna esenlik verecek. Matemin, kederin dağılacak, seni üzen küf kokulu bedenlerden arınacak, kendini bulacaksın… Küf gece, sen ciğerimi delen; mühürlendik sonsuza kadar gecede, karanlıklar prensi bize şahitken.” Sana, Baba’ya, Bütüne ve Kaynağa sonsuz ışık, sonsuz şükür olsun. Yalvaç Selda Uygur
Edebiyat
YalvaçSelda Uygur · Bilgi Yayınevi · 20265 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·129 syf.··
2026 40. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 13:25
Yazarın kaybettiği babasıyla kurduğu sarsıcı, absürt ve dürüst hesaplaşmanın öyküsüdür. Anlatı boyunca kurulan sitemkâr dil ve "boşanalım, barışalım" gibi ifadeler, bende ilk bakışta bitmiş bir evliliğin veya bir eşin ardından yazılmış hissi uyandırsa da, sonradan araştırıp öğrendiğim durum Osman aslında yazarın babasını temsil ediyormuş. Acıyı kutsallaştırmadan, bir çiftin didişmesini anımsatan mizahi bir üslupla sunan bu metin, babasızlığın yarattığı o devasa boşluğu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.
1000Kitap
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
Puan vermedi·
Ali Ulvi Kurucu'nun bu ifadeleri, muhafazakar bir münevverin modernleşme sancılarını, gelenekle kopan bağların yarattığı boşluğu ve "kimlik yitimi" korkusunu dile getirir. Metinlerdeki üslup; sitemkar, hüzünlü ama bir o kadar da değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir duruş sergiliyor. Bu bölümler, Türkiye'nin modernleşme tarihini "resmi söylem" dışından, yaşayanın kalbiyle okumak adına çok güçlü tanıklıklardır.
Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 1M. Ertuğrul Düzdağ · Med Kitap · 20171,445 okunma
Modernite...
6/10
·328 syf.··
2026 197. kitabı
Sally Rooney, çağımızın o karmaşık, hızlı ve bazen de anlamsız görünen ritmini, bir "harp gelini" sessizliğiyle ama modern dünyanın tüm gürültüsü içinde sorguluyor. Güzel Dünya Neredesin, Konfüçyüs’ün o kadim "Tüm kalbinizle gidin" öğüdünün, dijitalleşen ve yabancılaşan bir çağda nasıl karşılık bulduğunu arayan devasa bir soru işareti. Rooney; maziye duyulan o sitemkâr özlemle geleceğin belirsiz horultusu arasında sıkışan karakterlerini, tıpkı Bena’nın defterindeki o mahrem itiraflar gibi, e-postalar ve içsel diyaloglar üzerinden dünyaya sunuyor. ​Yazarın üslubu, Erdal Öz’ün vicdani tanıklığı ile Melisa Kesmez’in nahif duraklamaları arasında köprü kuran, keskin ama bir o kadar da kırılgan bir yapıya sahip. Rooney, "gölgeler çürürken" yani eski dünyanın değerleri yıkılırken, yeni dünyanın o tekinsiz ışığında yolunu bulmaya çalışan dört gencin hikâyesini anlatıyor. Kitap boyunca karakterlerin birbirlerine yazdıkları o uzun mektuplar; aslında estetiğin, politikanın ve aşkın artık nerede ikamet ettiğini bulmaya çalışan modern birer "muhannet" sitemi gibi yankılanıyor. "Güzel dünya" diye bir yer gerçekten var mı, yoksa biz sadece o dünyanın yıkıntıları arasında atlarımızı bağlayacak güvenli bir gece mi arıyoruz? ​Rooney, Seray Şahiner’in sokağındaki o sert gerçekliği, entelektüel bir melankoliyle harmanlıyor. Karakterler nereye giderlerse gitsinler, kalplerindeki o "aidiyet" sızısını da beraberlerinde götürüyorlar. Yazar; unutma derslerine sığınmak yerine, dünyanın tüm acımasızlığına rağmen sevmenin ve bir başka insanın ruhuna dokunmanın yegâne kurtuluş olduğunu savunuyor. Kitabın her sayfası, devrimin o sert horultularının artık ekranlarda yankılandığı bir çağda, bireyin kendi mikro dünyasında kurabileceği o küçük ve güzel dünyaların imkânını sorguluyor. ​Son tahlilde bu
Duygu ve Düşünce
Güzel Dünya Neredesin?Sally Rooney · Can Yayınları · 20222,630 okunma
Puan vermedi·70 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
Tamamen tesadüf eseri bir dizesinden etkilenerek başladığım kitaptı. Şairin sitemkâr ve bahtsız dizeleri üzgünken yapılan uzun bir orman yürüyüşünde içimizde yankılanan sesler gibi.
Dünya LekesiSeyyidhan Kömürcü · Everest Yayınları · 20212,195 okunma