Ali Ulvi Kurucu'nun bu ifadeleri, muhafazakar bir münevverin modernleşme sancılarını, gelenekle kopan bağların yarattığı boşluğu ve "kimlik yitimi" korkusunu dile getirir. Metinlerdeki üslup; sitemkar, hüzünlü ama bir o kadar da değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir duruş sergiliyor. Bu bölümler, Türkiye'nin modernleşme tarihini "resmi söylem" dışından, yaşayanın kalbiyle okumak adına çok güçlü tanıklıklardır.
Kur’an olmayan bir insan kabirde gibi karanlıktadır.
Kur’an nurdur, ışıktır, feyizdir. Kur’ansız bir okul zulmettir, ka
ranlıktır;
bu karanlık mektep çocuğa ne verecek?”