siyanür9

Yaratıcılık Yalnızlıktır
7/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 154. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2025 23:01
Yazılan bir yazının yaratıcı tarafından kendi içinde bir fikir sürecinden geçmesi ve bunun da yüzde yüz özgür bir biçimde gerçekleşmesinin önemi yaratıcı yazmanın mihenk taşını oluşturur. Çünkü fikir aşamasında baskıya veya erozyona uğrayan bir yazın en kötüsü özgün değildir. Daha meydana gelmeden kırpılmıştır, yontulmuştur. Birine göre biri istedi diye yazılmıştır. Korkunç bir edimdir bu. Eğer amaç yaratıcı yazma ise, dış etmenler o yazı sürecine dahil olması gereken son şeydir. Yazmak bir tür teşhir eylemidir. Kendini ifşa etmedir.  Benden bu çıkıyor, gör demektir bir bakıma. Böyle diyip de göstermemek de opsiyoneldir pek tabii. Çünkü bu mentalitede bile yazar bir seyirci kaygısı gütmez, çünkü orijinallik, tekrar edilmezlik bunu gerektirmektedir. Baskı sporcuların yakıtıdır, yazarın değil. Yazı yazma işleminde ufak ya da büyük boyutlu bir baskı hissetmek yazının doğallığına inorganik bir hava katar. Elinize aldığınız kitap tümüyle yazarın mıntıkası olmalıdır. Herhangi bir dış etmen tesiri altında kalmaksızın yazıldığı hissiyatını okura yansıtmak, yazarın birincil görevi olmalıdır çünkü "bla bla" ne der baskısı, yazara yaramayan bir şeydir. Atölyede en sevdiğim kurallardan biri de ; 'Saçmalayın' ve bu doğrultuda yazarın öğrencilerden istediği görev olan çirkin bir şeyi güzelleştirmek, dolayısıyla bir izmarit çöpü örneğiyle bunu güzel bir şekilde anlatmasını istemesi, öğrencilerde güzel sonuçlar doğurdu. "Bir izmarit atığını ne kadar güzel, lezzetli anlatabiliyorsanız anlatın. O çirkin bir şey, onu güzelleştirin. Buna ihtiyacınız varmış gibi anlatın. Beynimizdeki duvarlara yumruk atın. Birinci kural; bir kural yokmuş gibi yazın, sanki gramer diye bir şey yokmuş gibi. Bakın, gözlemleyin, ve o saçmalıkla tanışın. Aklı devre dışı bırakmanın tattırdığı özgürlük
Edebiyat
Yaratıcı Yazmanın HazzıGülayşe Koçak · Alfa Yayınları · 201849 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaşam | Ölüm
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 15:31
Deneme yazarı, şair, felsefeci,düşünür Oruç Aruoba nın yaşam ve ölüm konulu konferansı.. Şiirsel bir ölüm övgüsü ve alegorik bir yaşam yergisi.. Ölümün yaşama kattığı anlam ve oluşturduğu bütünsel düzlem üzerine duruyor. Ölüm ve yaşam arasındaki tezat dolu ilişkiden beslenen bir manifesto sunuyor. Ölümün anlamını ve biz insanlar tarafından genel kabul görülen imajını minimize ederek yorumluyor ve bunu yaparken de yaşamın ölüme duyduğu mecburiyet ve ihtiyacı yakıt olarak kullanıyor. Belirli bir mantıksal örüntüsü yok, random şekilde yaşam ve ölüm aforizmaları oluşturuyor konuyu. Belki de doğaçlama bir şekilde çoğunlukla aforizmalar üzerinden ilerleyen paragraflardan oluşan bir silsile amaçlanmıştır yazar burda. Olabilir. (18)" Yaşayabildiklerimiz eninde sonunda doğum günlerimiz. Ölüm günlerimiz değil. " İnsan doğum acısını ölüm acısından, daha cok benimser ve kucaklar. Ölüm tatsız olandır onun için, bahsedilmez, gudubet bir alarmdır. (29) " Yaşam ancak ölümün bilinçlendirilmesiyle anlam kazanır. " (51) Yasama güç verecek şey, güçsüzlük duyman olacak. (59) Yaşamın ölümden sonra belli olacak, yani hiç belli olmayacak. Duvar yazısı gibi görünse de, Çin felsefesi Ying-Yang' a benzettiğim tarafları var bu önermelerin. (): Zıtlığın uyumu, yaşamla ölümün zıt enerjisinin oluşturduğu bütünlük temasının kitabın kayda değer bir bölümüne yayılışı aşikar. "Hayat varsa ölüm var, hayat olduğu için ölüm olacak." tarzı çok basit, esasında öz cümleler. Kitabın beni en çok etkileyen alıntısı belki de; (35) "Ancak ölecek olan birisi, yaşar." Yok etti bi süre. Muazzam bir totoloji. Üzerine uzun uzadıya düşünüyorum hala. Yaşama anlamını idrak etmenin, ölümün gerçek anlamını kavramaktan geçtiği, ancak bu derece havalı anlatılırdı. (53. sayfa civarlarında alınan not;) Bir dilemma
Edebiyat & Roman
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma
Bir Sokağın Vatana Dönüşümü
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 131. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 02:39
Bu kitabı 15 yılın ardından tekrar okumaya karar vermemin, hatta tez ödevimin konusunu bu kitap üzerine yazmak istememin sebebi çocukluğumda rüyalarıma girecek kadar beni etkilemiş olmasıydı. Hayal meyal de olsa, o enerjik ve zıpır çocuğu alakasız yerlerde bir dalgınlık, bir hüzün tuttuğunu hatırlıyorum. Belki de çocuk edebiyatı olarak değerlendirilemeyecek kadar yoğun ve duygusal bir atmosfere sahip bu eser. Belki de her çocuğun okuması gereken bir eser de değildir bana sorarsanız. 1.1 Hayal Gücü Hitabeti Çocukları sahip olduğu süper güç olan, kostüm değiştirip tek günde çeşitli hikayelerin kahramanı olabilme eğilimini tetikleyen bir hikaye örüntüsü. Bir çizgi film gibi.. Okuyan her çocuğun kendini içindeki bir karakter olarak hissedip okuyabileceği türden bir anlatıma sahip. Bir çete, ve diğer bir çete.. İlişki kurulabilecek çoğu sayıda karakter. Bir tarafta nispeten varlıklı ailelerin çocukları, diğer tarafta, sahip olduğu nimetler kısıtlı ama birlik ve disiplin konusunda öne çıkan bir çete. Kolay sindirilebilir karakter anlatımı da hakim. Bir çocuğun genel karakteristik özelliklerini yaptıklarından, ve olayların ilerleyişine göre aldıkları aksiyonlardan kolayca sezebilirsiniz. Bir mahalle içinde, dostluk çatısı altında, farklı yapıda ve farklı mentaliteye sahip çocuklardan oluşan kollektiv bir oluşum hissi.. Gerek çocuk gerek yetişkin okurları; olayların geliştiği ve peak yaptığı kısımlarında çok daha kuvvetli bir şekilde tutabilen etkenlerden biri de bu. 1.2 Arsa Alegorisi Macun Derneği üyelerinin en değerli varlıkları olan oyun alanlarının, diğer çete üyeleri tarafından göz dikilen bir unsur olduğu anlaşılır anlaşılmaz, tek çözüm savaş diyerek bu arsaya aidiyetlerini bu şekilde yansıtmışlardır. Burdaki arsa sadece bir oyun alanı değil, komutan Boka ve
Edebiyat
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Var Olmanın Sanatı
10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 110. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 17 Eylül 2025 15:22
Uzun zamandır hayalini kurduğum bir kitabı okumanın keyfi var üzerimde. Müzik ve sanat anlayışı bakımından ben dahil milyonlara ilham olan ve koca bir müzik jenerasyonun mimarisinden sorumlu bu abimiz, hem müzikal anlamda değil, sanat ve hayata yaklaşımları konusunda da öz ve özgün paragraflar sunuyor. İzlerken veya dinlerken sunduğu hitabeti okurken de aynen hissettiriyor. Rick Rubin'in sesi diyorum her sayfada. -sanat dinamiği- Sanatçıya verdiği değeri, üretilen sanatın sonucu üzerinden değil, oluşum sürecinin ipuçlarını irdeleyerek inşa eden bir yapımcı Rubin. Denklemin içine bilinmeyeni, fark edilmeyeni koymaya meraklı kişiliği sonsuz ihtimallerin oluşumuna önayak olmamız konusunda bol bol uyarı yapıyor. "Yaratmak için hangi araçları kullanırsanız kullanın, asıl enstrüman sizsiniz. Ve sizin aracılığınızla hepimizi çevreleyen evren anlaşılır hale gelir.." Sanat eserinin üretimi süreci, sanatçının kendini ifade biçimi ile doğrudan orantılıdır. Bu süreç asla tek bir yakıt ile ilerleyebilen bir süreç değildir. Kitaba adını veren yaratıcı eylem denilen olgu, gücünü ve yapıtaşını tamamen hayatın öznel, nesnel, açık ya da gizli, olağandışı ya da sıradan her türlü elementlerinden alır. Bizim işimiz sadece bunun hamallığını yapacak mukavemeti kendimizde ortaya çıkarmaktır. Sanat bunun için tüm insanları aynı düzlemde buluşturabilecek yegane kavramdır. "belki de en iyi fikir bu akşam aklınıza gelecek olandır." (s. 236) 7 24 tetikte olmak ve tıkandığımız zaman bile bu akışı takip etmenin önemini vurguluyor bu söz. Nehir kenarında beklemek ve akıntının getireceği potansiyel enerjiyi söz yerindeyse ilhamı aramak bazen bedel ödemenizi gerektiren bir adanmışlık eylemidir. Şüphe ve boşluk hislerini bile anlamlı kılmaya yarayan bir metot. "Yaratıcılık sadece yaptığınız bir şey
1000Kitap
Yaratıcı Eylem: Bir Var Olma BiçimiRick Rubin · Domingo Yayınevi · 2024287 okunma
Scared of sharing
7/10
·47 syf.··
Beğendi
·
2025 105. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 19:44
Im scared of nothing that is out of my way. Im scared of my name.. Totally terrified. I'm scared of the meaning of fear. Scared of the possibility of "it may hunt me like it did hundreds years ago.. I'm scared of every aspects that taking their time to believe me.. Scared of myself. More than my biggest slave. Hated this book like it will be scared of me ... I will hate every book that are making 9 minutes a lifetime..
İnsan ve Duygular
KorkuyorumFerit Edgü · Sel Yayıncılık · 2017307 okunma