Her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık. İnsana gündelik hayatını sürdürmesi için gereken anlayışın yarısı, hatta dörtte biri dahi (...) yeterdi.
Çocukları her on günün dokuzunda başımdan atıyorum;okulda oluyorlar.Ayda üç gün,eve geldiklerinde onlara katlanıyorum;hiç kötü değil.Onları ‘oturma odasına’ sokup televizyonu açacaksın.Giysi yıkamak gibi aynen;çamaşırları tıkıştırıp kapağı kapatacaksın.