Yanlış Hedef
7/10
·166 syf.··
2026 40. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 08:57
Yanlış Hedef – Domenico Starnone Bir yanlış mesajla başlayan hikâye, kısa sürede insanların arzularını, zaaflarını ve kendilerine anlattıkları hikâyeleri sorgulatan psikolojik bir romana dönüşüyor. 38 yaşındaki bir senarist, eşine göndermek istediği mesajı yanlışlıkla iş arkadaşı Claudia'ya gönderiyor. İlk bakışta küçük görünen bu hata, beklenmedik bir karşılık alınca giderek büyüyor ve karakterlerin iç dünyalarını açığa çıkarıyor. Kitap boyunca aldatma, sadakat, arzu, takıntı, evlilik ve orta yaş krizi gibi temalar işleniyor. Ancak benim için romanın asıl gücü, bunları bir aldatma hikâyesinin ötesine taşıyabilmesiydi. Çünkü okuduğum şey yalnızca bir ilişki hikâyesi değil; insanların kendi zihinlerinde kurdukları senaryoların, bazen gerçeğin önüne nasıl geçebildiğinin hikâyesiydi. Bir aldatma hikâyesini bir erkeğin zihninden okumak benim için oldukça ilginç bir deneyim oldu. Karakterin, karşı taraftan gördüğü küçücük bir ilgiyi zihninde büyütmesi, hatta bazen ortada olmayan duyguları bile gerçekmiş gibi kurgulaması dikkatimi çekti. Bu da bana aldatmanın kadınla ya da erkekle değil, insanın kendi arzuları ve zaaflarıyla ilgili olduğunu düşündürdü. Kitapta beni en çok düşündüren karakterlerden biri Carlo oldu. İlk bakışta yardımsever ve iyi niyetli görünen bu karakter, zamanla bana insan doğasını inceleyen bir gözlemci gibi görünmeye başladı. İnsanları bir araya getiriyor, fırsatlar sunuyor ve sonra ortaya çıkan sonuçları dikkatle izliyor. Bu yönüyle bana bir satranç oyuncusunu hatırlattı; taşları doğrudan hareket ettirmiyor ama oyunun gidişatını etkileyebiliyor. Ayrıca Starnone'nin hiçbir karakteri tamamen haklı ya da tamamen haksız göstermemesini çok sevdim. Bir karaktere yakın hissederken birkaç bölüm sonra ona kızmaya başlayabiliyorsunuz. Bu gri alanlar romanı
1000Kitap
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 202695 okunma
Karmakarışık kitabının devami
8/10
·382 syf.··
2026 56. kitabı
Sizce kitap bitince sonsuza kadar mutlu yaşadılar klişesi bir gerçek mi bir playboy eski hayatından vazgeçip sadece size tapabilir mi boyle bir klişe gerçekmi şimdi aradan iki yıl geciyor ve siz bu ilişkiyi bu kadar sene sürdürdünuz peki ya bundan sonra tek bir yalan bütün halinizi mahvedebilir mi okuyup görün bu sefer hikayeyi Kate azından dinleyin
Aşk
DarmadağınıkEmma Chase · Ephesus Yayınları · 2015549 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sizce sakatlanan atı vurmak merhamet mi cinayet mi?
10/10
·120 syf.·
2026 239. kitabı
Selamm,, İçi parlak, dışı sefil o ışıltılı sistemlerin insanı nasıl adım adım tükettiğini görmek isterseniz, bu küçük hacimli ama devasa tokat etkisine sahip kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz arkadaşlar… Büyük bhran döneminin o acımasız dans maratonları üzerinden yükselen hikaye, aslında bugünün modern dünyasında hiç durmadan koşturduğumuz o anlamsız yarışların birebir aynası olduğunu göreceksiniz . okurken insan onurunun, sırf hayatta kalabilmek ve bir parça ekmek bulabilmek adına nasıl bir sirk malzemesine dönüştürüldüğünü izlerken, sistemin çarkları arasında ezilen insanın çaresizliğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bir yanda hayata ve umuda dair tüm bağlarını koparmış, acısının son bulmasını isteyen bir ruh; diğer yanda ise merhamet ile trajedi arasında sıkışıp kalmış bir çaresizlik var. :(( Bacağı kırılan ve artık koşamayan bir atın acısına son vermek merhamet midir, yoksa bir cinayet mi? İşte bu sert soru, kitabın kapağını kapattıktan sonra bile günlerce zihninizi kurcalamaya devam edecek. Kısa, sarsıcı ve modern dünyaya dair inancınızı fena halde sorgulatacak, bir oturuşta bitecek ama etkisi çok uzun sürecek muazzam bir başyapıt. Kesinlikle okumalısınız… vesselam.
Alıntı
Atları Da VururlarHorace McCoy · Tersine Kitap · 2026520 okunma
Daha iyi bir toplum mu? Sizce mümkün mü?
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 84. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 10:26
Gilman'ın Dağı Yerinden Oynatmak eseri, ilk bakışta gelecekte kurulmuş ideal bir toplum tasviri gibi görünüyor. Ama bence temelinde “insan değişebilir mi?” sorusunu tartışan bir ütopyadır. Kitap, 1910’ların dünyasından gelen John Robertson’ın otuz yıl sonrasına uyanması üzerinden ilerler. Eski dünyanın erkek egemen, sınıf farklarının belirgin ve geleneklerin güçlü olduğu yapısı ile yeni dünyanın daha eşitlikçi, bilimsel ve düzenli toplumu karşılaştırılır. Kitabın en güçlü taraflarından biri, geleceği teknolojik gelişmelerden çok zihniyet değişimi üzerinden kurmasıdır. Gilman’ın ütopyasında asıl devrim makinelerle değil, insanların düşünme biçimiyle gerçekleşir. Kitabın önsözünde de bu ütopyanın “zihniyet değişiminden başka bir değişim içermediği” ve insanların mevcut imkanlara farklı bakmayı öğrenmesi üzerine kurulduğu belirtilir. Yazar özellikle kadınların toplumdaki konumuna odaklanır. John’un geleceğe geldiğinde en büyük şaşkınlığı teknolojiden çok kadınların toplumdaki yeridir. Kız kardeşi Nellie artık eğitim almış, güçlü, bağımsız ve toplumda karar verici bir konumdadır. John’un eski dünyasındaki “kadın korunması gereken kişi” anlayışı tamamen tersine dönmüştür. Gilman burada aslında kadınların değişmediğini, fırsat verildiğinde potansiyellerini ortaya koyduklarını savunur. Ancak kitapta beni en çok düşündüren noktalardan biri, ütopyanın bazı konularda fazla kusursuz tasarlanmış olmasıydı. Gilman’ın geleceğinde suç, yoksulluk, ayrımcılık ve birçok toplumsal problem neredeyse tamamen ortadan kalkmıştır. İnsanlar daha ahlaklı, daha bilinçli ve daha uyumludur. Nellie’nin anlattığı bu dünya oldukça etkileyicidir; fakat aynı zamanda şu soruyu doğurur: İnsan gerçekten bu kadar tamamen değişebilir mi? Din konusu ise bence kitabın en tartışmalı taraflarından biridir.
Dağı Yerinden OynatmakCharlotte Perkins Gilman · Cem Yayınevi · 2021138 okunma
SPOİLERSİZ
10/10
·576 syf.·
2026 41. kitabı
Bu aralar yeni yazarların kitaplarını okumak, onları keşfetmek isteği var bende. O yüzden Zeynep İzem'in kaleminden olan "Örümceğin ağıdı" kitabını okumak istedim. Okuduğumda bir daha doğru karar verdiğimi anladım. Kitap o kadar sizi içine çekiyor ki, asla bırakmak istemiyorsunuz. Okuduğumda hem eğlendiğim, hem üzüldüğüm, hem utandığım(imalar yüzünden), hem onlar kadar mutlu olduğum anlar yaşattı bana. Bir kere çok akıcı bir kitap. Karakterleri, yazarın yazım tarzını çok sevdim, kitabın sayfa sayısı 500+ olmasına rağmen asla yormuyor sizi, fazlasıyla sıkıcı betimlemeler yok, yani çok akıcı ve sürükleyici bir kitap. Okuduğunuzda bana hak vereceksiniz. O yüzden de kitaba 10 puan verdim, çünkü bayıldım. Şimdi konusunu da anlatayım. Konusu: Kitabın esas konusu anlaşmalı evlilik. Ana karakterler Dünya Saygun ve Eymir Ümit Valen. Dünya 25 yaşında, 8 yıldır İngilterede yaşayan, model ve aynı zamanda oyuncu bir kız. Üç abisi var, hepsi yeraltının tehlükeli adamları olduğundan Dünya'nı düşmanlarından korumak için İngiltereye yollamışlar ve asla Türkiye'ye gelmeğine izin vermemişler. Dünya ise büyük abisi Kayahan'ın düğünde iştirak etmek için gizlice Türkiyeye kılık değiştirerek gelmiş. Peki abisinin korumaları peşindeyken hangi otelde kalmağı tercih etmiş sizce? Tabii ki abilerinin en yakın düşmanı Eymir Valen'in otelinde. Eymir 32 yaşında dünyaca ünlü tasarımcı, aynı zamanda mafya. Abileri kızın yerini bulduğunda gelip onu ordan alıyorlar. Bir kaç gün sonra Kayahan'ın düğünü oluyor ve maalesef kötü bir olay yaşanıyor. Dünya suçlu olmamasına rağmen suçlu duruma düşüyor ve büyük abisi onu cezalandırıyor. Zorla ellili yaşlarında bir mafyaya veriyor ve arkasına bakmadan gidiyor. Dünya'nı o durumdan Eymir Valen kurtarıyor ve intikam almak için onunla anlaşma yapıyor. 6 ay
Örümceğin AğıdıZeynep İzem · Martı Yayınları · 202639 okunma
VAKA DOSYASI NO: 07 | İkiz Bedenler
9/10
·448 syf.··
2022 12. kitabı
Suç Mahalli: Boston sokaklarından Maura Isles'ın kendi otopsi masasına uzanan, geçmişin karanlık ve kanlı labirentleri. Kurban: Dr. Maura Isles'a tıpatıp benzeyen, onunla aynı doğum tarihini ve aynı kan grubunu taşıyan gizemli bir kadın. Soruşturma Ekibi: Hamileliğinin son aylarında bile adaletin peşini bırakmayan Dedektif Jane Rizzoli ve hayatının en acı verici, en kişisel otopsisini yapmak zorunda kalan Dr. Maura Isles. Edebi Dedektif Raporu: Bir adli tıp uzmanının hayattaki en büyük kabusu nedir? Kusursuz soğukkanlılığıyla bilinen "Ölüler Kraliçesi" Dr. Maura Isles, bu kez kendi masasında kendi yüzüne bakmak zorunda kalıyor. İkiz Bedenler, Tess Gerritsen’ın kurgu yeteneğinin ve tıbbi gerilim ustalığının zirve noktalarından biri. Kitap sıradan bir cinayet soruşturması olarak başlıyor ama Maura’nın hiç tanımadığı ikiz kız kardeşinin varlığını ve biyolojik annesinin korkunç geçmişini öğrenmesiyle devasa bir psikolojik yıkıma dönüşüyor. Jane Rizzoli’nin hamilelik sürecindeki o zorlu mücadelesi ile Maura’nın kendi kimliğini arayışı harika bir paralellikle işlenmiş. Yazar, hamile kadınları hedef alan soğukkanlı bir canavarın izini sürerken, okuyucuya şu tekinsiz soruyu sorduruyor: "Canavarlık genlerle mi aktarılır, yoksa sonradan mı öğrenilir?" Karar: Serinin en kişisel, temposu en yüksek ve dramatik yönü en güçlü halkası. Maura Isles karakterinin evrimini görmek ve kusursuz bir ters köşeyle sarsılmak isteyenler için bu dosya kaçırılmamalı. Bir adli tıpçının kendi ikizinin otopsisini yapması... Sizce de gerilim tarihinin en vurucu başlangıçlarından biri değil mi? Maura'nın gerçek ailesiyle yüzleştiği o anlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
İkiz BedenlerTess Gerritsen · Martı Yayınları · 20147,5bin okunma