Puan vermedi·280 syf.··
2026 3. kitabı
Bugün bir anne olarak kendimi çok tükenmiş hissettiğim bir gündü. Çocuğumu, arada sırada onun bir diğer ebeveyni olduğunu hatırlayan canım eşime bıraktım (eşimi seviyorum ama bu cümleyi tüm anneler anladı bence) Biraz kendimle kalmaya ihtiyacım vardı; kitabımı kaptığım gibi kendimi doğaya attım. ​Ve tam 14. sayfada bu cümle karşıladı beni: ​"Çocuğun olduğu yerde sessizlik olmaz." ​Bu kitap resmen benimle konuştu! Sizce de bu sihir değil de ne? En derin yalnızlığımızda rehberlik eden kitaplara öyle ihtiyacımız var ki... Bu bölümü bitirdiğinizde, çocuklarınızın hayatınıza kattığı her bir ses için içinizden binlerce kez şükretmek gelecek, eminim. ​ Hadi gelin, birlikte okuyalım! ​Bu kitabı okudunuz mu veya listenize aldınız mı? Bizimle konuşan bu sayfaların içinden kalbinize en çok dokunan cümleleri yorumlara yazın, harika bir anne-baba dayanışması başlatalım. ​Çocuklarımızı büyütürken yalnız olmadığımızı hatırlamaya ihtiyacımız var. İzin verelim kitaplar elimizden tutsun, izin verelim el ele verelim. Hem kendimiz hem de yetiştirdiğimiz nesiller için birlikten kuvvet doğsun! Profilimdeki linkten Instagram'a beklerim. Kitap incelemelerimin görsel ve video içeriklerini Instagram hesabımda paylaşıyorum.
10/10
·224 syf.··
2026 48. kitabı
#kitapyorumu Herkese Merhaba Nebiye SEVÜK’ün YAZGI kitabını yorumluyorum. “Bu eser gerçek yaşamdan esinlenerek kurgulanmıştır” Hatice 16 yaşında Selim ile evlenmiş.Selim herkese karşı iyi ama eve gelince herşey değişiyor.Daha sonra Kastamonu’dan İstanbul’a 2 çocuklarıyla beraber göç ediyorlar.Ancak İstanbul düşündükleri gibi olmuyor.Her işte başarısız oluyor.Alkole de alışınca her şey Hatice’ye bakıyor.İçtikçe Hatice’yi dövmeye başlıyor.. Sizce kızlar annelerin kaderini mi yaşar? Hatice’nin kızı Reyhan çok kötü bir karar verir.Arkadaşının ihanetiyle bambaşka yollara savrulur.Kendinden büyük Metin ile evlilik yapar.. Uzun bir çocukları olmaz.Mucize eseri Melis’e hamile kalir.Melis de o ailedeki gibi hüzünlü bir geleceği olacak.Peki bu döngü hep böyle mi devam edecek ? Okurken çok sinirlendim ama maalesef ki böyle kadınlar hep hayatımız da yok mu ? Sizlerin de mutlaka okumasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar @nebiyeumut @parla.yayingrubu Merve @herayokuyanlarkulubu
YazgıNebiye Sevük · Parlayan Kitap · 202523 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·128 syf.··
2026 25. kitabı
Merhaba Gönül Heybemizin kaşif dostları! Bugün bizimle heyecan dolu bir maceraya çıkmaya var mısınız? Sena'nın öğretmen olan annesi, öğrencileriyle şehir dışına bir geziye gitmek zorunda kalır. Sena'ya göz kulak olması için teyzesi Aylin'i çağırır. Ancak Aylin Teyze, diğer teyzeler gibi sıradan biri değildir. O, icat yapmayı çok seven meraklı bir makine mühendisidir. Üstelik ekmek kızartma makinesini bile tost makinesine çevirmiştir! Bir sabah kahvaltı sırasında Doruk ve Ayaz, makineden gelen garip sesleri duyar. Tam o sırada masanın üzerindeki tabletten de "Zıııt! Zıııt!" diye bir uyarı sesi yükselir. Ekranda şu yazmaktadır: "Zaman dengesi bozuldu. Acil müdahale gerekiyor." Görevleri ise hiç de kolay değildir: Geçmiş hafızası silinmekte olan İstanbul'u kurtarmak! Peki sizce İstanbul'un geçmiş hafızasını kurtarabildiler mi? Gizem, macera ve bilim kurgunun bir araya geldiği bu kitap, okurlarını zamanın içinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Kitaptan sevdiğim alıntılar: ✦ "Geçmişi unutmayanlar geleceği aydınlatır." ✦ "Cesaret ışık olur, ışık zamanı korur." ✦ "Bir şeyi hatırlamak, onu yaşatmak demektir. Unutmadığınız şeyler hep sizinle kalır." ✦ "Geçmişini koruyan bir millet, geleceğini hep aydınlık tutar."
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20264 okunma
​ VAKA DOSYASI NO: 10 | Ruh Koleksiyoncusu
7/10
·300 syf.··
2022 8. kitabı
Suç Mahalli: Tarihin tozlu kokusuyla harmanlanmış Crispin Müzesi'nin karanlık dehlizleri ve otopsi masası. Kurban: 2000 yıllık bir mumya olduğu sanılan, ancak bacağındaki kurşunla modern bir cinayete kurban gittiği anlaşılan "Bayan X". Şüpheliler: Kurbanlarını antik ritüellerle mumyalayan, küçültülmüş insan kafaları (tsantsa) üreten ve onları birer "anıt" gibi saklayan dahi bir Arkeoloji Katili. ​Edebi Dedektif Raporu: Geçmişin hayaletleri bazen kumların altından değil, modern bir adli tıp laboratuvarından çıkıp gelir. Tess Gerritsen bu yedinci dosyada adli tıp bilimi ile arkeolojiyi kusursuz bir düğümle birbirine bağlıyor. Ruh Koleksiyoncusu, yazarın kurgusal zekasının ne kadar esnek ve sınır tanımaz olduğunu kanıtlayan muazzam bir macera. ​Bir cesedi sadece öldürmekle kalmayıp onu zamana meydan okuyacak şekilde mumyalamak, katilin kurbanlarına duyduğu o hastalıklı sahiplenme arzusunu gözler önüne seriyor. Dedektif Jane Rizzoli katilin peşinde sokakları altüst ederken, Maura Isles antik ölüm geleneklerini ve taksonomi detaylarını inceleyerek adeta tarihin içinde bir iz sürücüye dönüşüyor. Arkeolog Josephine Pulcillo'nun karanlık geçmişinin de davanın merkezine oturmasıyla hikaye tam bir kapalı oda bilmecesine evriliyor. ​Karar: Tarih, antropoloji ve saf dehşetin muazzam bir birleşimi. Adli tıp detaylarının bu denli özgün bir konseptle (mumyalama ritüelleri) işlenmesi seriye bambaşka bir soluk getirmiş. ​ ​ Kurbanlarını birer müze eseri gibi saklayan bir seri katil profili... Sizce de serinin en ürkütücü düşmanlarından biri değil mi? Kitabın o tomografi sahnesindeki ters köşesini okurken ne hissettiniz?
Ruh KoleksiyoncusuTess Gerritsen · Doğan Kitap · 20134,242 okunma
8/10
·230 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 17:44
Adınla Çağır Beni’yi bitirip direkt Bul Beni’ye daldığımda ne beklediğimi bilmiyordum. İlk kitapta o yaz İtalya’da yaşanan şey bir “yaz aşkı” gibi kalmıştı aklımda. Ama Aciman bu kitapta tokat gibi gerçeği yüzümüze vuruyor: Zaman geçiyor, insanlar değişiyor, ama bazı izler değişmiyor. Bu kitap aşk romanı değil aslında. Kayıp romanı. Elio büyümüş, baba olmuş, hayat kurmuş. Ama içinde hep o “ara beni, bul beni” cümlesi duruyor. Benim en çok takıldığım yer şurası oldu: “Sadece sevdiğimiz için tanıdığımızı sandığımız insanları görmediğimiz daha ne kadar farklı katmanları var?” İlk kitaptaki o gençlik yangını yok burada. Yerine olgun bir sızı gelmiş. “Yaşanmamış hayatın bedeli her daim zaman” dediği yerde kitabı kapattım, tavana baktım. Çünkü hepimizin hayatında bir “Oliver” var. Söyleyemediğimiz, cesaret edemediğimiz, gurura taktığımız biri. Spoiler yok ama şunu söyleyeyim: İlk kitabı sevdiysen, bu kitap seni rahatsız edecek. Çünkü Aciman “mutlu son” yazmıyor, “gerçek son” yazıyor. Ve gerçek son genelde yarım kalıyor. Sizce Elio haklı mıydı? Yoksa 20 yıl çok geç miydi? Yorumlara yazın, tartışalım.
1000Kitap
Bul BeniAndré Aciman · Sel Yayıncılık · 20221,038 okunma
26217
Puan vermedi·272 syf.··
2026 24. kitabı
Kitabın sonunda gözyaşlarım akarken buldum kendimi. Benim üzerimde çok güçlü bir etki yarattı bu kitap. Babanız öldükten sonra ondan kalan eşyaları karışıtırken bir numara bulduğunuzu düşünün. Bu numara sizin çocukluğunuzda ailecek kaldığınız yazlık evin telefon numarası. Bir anlık hevesle hiçbir şey olmayacağını düşünerek numarayı aramaya karar verseniz ve hattın diğer ucunda ölen babanızın telefona cevap verdiğini duysanız sizce ne olur? Aslında kitap bu şekilde başlıyor. Her ne kadar fantastik bir kitap gibi görünse bile aslında çocukluk travmalarının bir insana neler yaşatabileceğini okuyoruz. Hepimiz çocukluğumuzdan birkaç travmayı da peşimizden getiririz. Çoğuna nasıl sahip olduğumuzu bile hatırlamayız. Lakin çocukluğumuzda yaşadıklarımız; bugün hissettiklerimizin ve davranışlarımızın temelini oluşturur. Bazen biz insanlar bir adım ilerisini düşünmeden konuşur ve davranırız. Özellikle bir çocuk ile konuşurken aslında biraz daha fazla dikkat etmemiz gerektiğini gösteren bir kitap. Çünkü sanıldığı gibi çocuklar her şeyi unutmaz. Kendimize dönüp bakarsak bunu görürüz. Bugünkü bizi şekillendiren kim bilir kaç olay yaşadık? Kitap kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap. Çok sade ve akıcı bir dili olduğu için elinizden kayıp gidecektir. Zaten okurken kendi çocukluğunuzdan ve hayatınızdan mutlaka birkaç bir şey bulacağınız düşünüyorum. Peki siz yıllar öncesine, kendi çocukluğunuzla telefon konuşması yapma şansı elde etseydiniz ona ne söylerdiniz? Keyifli okumalar.
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,059 okunma