Süleyman Kalman

Süleyman Kalman
@skalman
Uzun yıllardır edebiyatla ilgiliyim. Yaba, Sincan İstasyonu, Müdafaa-i Hukuk, Lacivert, Kıyı, Patika dergilerinde öykü ve yazılarım yayımlandı. Basılmış üç öykü kitabım var. Geç Kalmış Hikâyeler, Öteki Kuşlar, Hayatımız Galatasaray.
Hekim
Üniversite
Ankara
Çanakkale
2 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Sevda Ne Yana Düşer Usta
Sevda ne Yana Düşer usta Herkesin şairi kendine be usta, Senin şairin cehennem, cinnet, zebani kumkuması Benimki hayat, umut, insan sevdalısı Senin şairin ölüyü bekleyen mezardan, Günahı bekleyen şeytandan söz eder Benimkisi, tek ve hür bir ağaçtan, Bir orman gibi kardeş olmaktan. Senin şairin katlini vacip gördüğü insanlar için Kitaplar yazar, İçtenliği kuşkulu… Benimkinin kalbinin yarısı Sarınehre doğru akar, Karşı kıyıdan memlekete seslenir hasrete kesmiş, Senin şairin methiyeler düzmek için peşinde koşarken birilerinin, Benimki isyan eder onlara, kavruk fidanları çok uzak diyarlarda kırdırdıkları için. Senin şairin çile der, nefis der, çöl der Benimki mini minnacık kadınlar sever. Sorar, Sevda ne yana düşer usta diye Ayrılık hep bana mı düşer be usta diye. Sana da kızmamalı ama
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip… Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının… Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni.“ Ahmed Arif
Şiir
Eskiden oturduğun o mahalle var ya orayı özlersin. Çocukluğunu özlersin. Senden gidenleri özlersin. Ölen yakınlarını özlersin. ‘Artık işime yaramaz’ deyip de çöpe attığın, Ya da birisine verdiğin oyuncaklarını özlersin. Geride bıraktığın insanları özlersin. En kötüsü ne biliyor musun? Özlediklerinin hiçbirisi geri gelmez. Sadece “Özlersin”... Sunay AKIN
"Mahallemizde yıllardır "Elif" adıyla hizmet veren pastane adıni "Victoria" olarak değiştirmiş. Genelde muhafazakâr olarak bilinen esnafın dükkânlarina, markalarina böyle asortik Batıli isimler koyması, sizi bilmem ama bana çok manidar geliyor, biraz riyakâr, çokca sahtekâr..."
"Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini. Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak! Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak! Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak, Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak... Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! "