Mr.Kuralay

Mr.Kuralay
@skuralay
Edebiyat, Sinema, Müzik, Teknoloji.
6/10
·144 syf.··
2018 43. kitabı
Basit gibi başlayan ve gitgide karmaşık hale gelen, bazı bölümleri alakasız gözükse de kitabın sonuna doğru parçaların birleştiği tuhaf bir roman. Şairane cümlelerle bezeli anlatımı olan fakat bir o kadar da cinselliğin dozunun ayarlanamadığı bir roman olmuş. Şiirsel anlatımın bolca yer aldığı anlatımda yazarın, düzyazının aksine şiirde daha yetenekli olduğu göze çarpıyor. Eksikleri olmasına rağmen anlatımı güzel sayılabilecek seviyede ama kurgudaki kopukluklar ve 'olmasa da olurdu' diyebileceğim detaylar var. Gerçeklik algısı üzerine okuyucuyu düşündürmeye yönelik kurgusu ile kitabın akılda bıraktırdığı soru işaretleri ve çözülmesi gereken bazı şeyleri okuyucuya bırakması artı birkaç değer. Yazarın tür olarak yeraltı edebiyatına yatkın bir eğilim gösterdiği kanaatindeyim. Yolun başında ve kendine has bir tarzı olan bir yazar fakat daha iyi şeyler yazacağına inanıyorum.
Kaybolan Düşler Senfonisiİbrahim Yusuf Pala · Karina Yayınevi · 2017235 okunma
Reklam
10/10
·626 syf.··
Beğendi
·
2015 1. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2015 21:10
Bozkurtlara dair bu romanda Nihal Atsız okuyucuya milli duyguları aşılamakla birlikte tarihi de sevdiriyor. Destansı anlatımı ve etkileyici edebi yeteneğiyle okuyucuyu kendine hayran bırakıyor adeta. Töre, aşk, kahramanlık ,vatan ve millet sevgisi gibi temaları romanda sıkça işleyerek okuyucuyu sıkmadan kusursuz bir dengede bir eser ortaya koymuş. Önceden iki kitap halinde yayınladığı 'Bozkurtların Ölümü' ve 'Bozkurtlar Diriliyor' adlı kitapları 'Bozkurtlar' adı altında birlikte yayımlanmış. İkinci kitabında ise Bozkurtların yenilgiye uğramasıyla dağılan Göktürklerin yeniden eski gücüne kavuşma mücadelelerini konu alıyor. Uzun yıllar Çin esaretinde kalan Bozkurtlar, Çin'in çeşitli entrikalarına da ayrıca maruz kalır. İkinci Göktürk Devleti'nin kuruluşu dahil tarihi olaylara ışık tutan güzel bir roman. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.   
BozkurtlarHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202017,8bin okunma
7/10
·128 syf.··
2018 30. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2018 09:53
Tuğra, kişisel gelişim alanında yazdığı kitapla kariyerine başlayan yazarın ilk roman tecrübesi. Kitabı kurgu bakımından beğendiğimi söylemeliyim fakat tarihi romanlarda sıkça kullanılan geriye dönüş tekniğinde biraz bocalamış sanki. Cümleler zaman kipi bakımından çok göze batıyor. Yazarın 'Behemehal Aşk' adında Tuğra'nın devamı olan kitabı da var. Umarım bundan sonraki kitaplarında bu olumsuzluklar olmaz. Gelecek vadeden bir yazar olduğunu düşünüyorum.
TuğraŞebnem Pişkin · Goa Basım Yayın · 20087 okunma
6/10
·176 syf.··
2018 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2018 22:01
Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı. Evet, kitabın adı bize uzun bir yaşam iksiri vadediyor gibi ama tam olarak öyle değil. Araştırmalara göre Dünya nüfusunun çok çok az bir kısmı bir asrı geçkin hayat sürüyor. Bu sayı resmi verilere dayanmamakla birlikte 300 ila 450 arası. Bunun da yaklaşık yüzde yetmiş beşinin gerçek yaşı doğrulanabiliyor. Bu sayının dünya genel nüfusuna oranla ne kadar istisnai bir durum olduğu aşikar. Hal böyle olunca kitabın bize de bunu vadetmesi manidar. Ancak genel anlamda hayatta bizi mutlu edecek ve biraz daha rahat bir yaşlılık dönemi geçirmemizi sağlayacak birkaç güzel tüyo var elbette. Söze Ikigai terimiyle başlayalım: Ikigai, genel anlamda hayatta amaç edinme anlamına gelir. Yani bir amacınız olsun bu hayatta kesinlikle. Ve bu amacınıza tutkuyla bağlanın. Sizi ömür boyu aktif tutabilecek işlerle ilgilenin diyor kitap. Asla emekli olmayın diyor mesela. Ki bu çok çok önemli bir durum ve benim kitaptan ders aldığım önerilerden biri. İnsan ilişkilerinizde sosyal kalmayı elden bırakmayın. Erken yat, erken kalk kuralı da gözardı etmememiz gereken diğer bir husus. Yeme içme üzerine '80 kuralı' diye uyguladıkları bir yöntem var. "Hara hachi bu" dedikleri, yani midenin yüzde seksenini doldur anlamına gelen bu cümle, yeme alışkanlıklarının temelini oluşturur. Amaç doymaya başladığınızı hissettiğiniz an yemeyi bırakmaktır. Yiyeceklerinizin büyük bir kısmını yeşillikler oluştursun. Ve küçük küçük porsiyonlarda yemeyi tercih edin. Bu beyninize çok yemek yedim hissi uyandırır ve yemeyi kesip az yemiş olursunuz. Çay olarak yeşil çay (yasemin çayı) için.    Bunlara ek olarak vücudu hareketsiz bırakmamak gerek. Bundan kasıt spor salonlarında saatlerinizi geçirmek değil, aksine hareket halinde olmak, çok oturmamaktır. Kendinizi yormadan vücut egzersizleri
İlişkiler
Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam SırrıFrancesc Miralles · İndigo Kitap · 202023,9bin okunma
9/10
·544 syf.··
Beğendi
·
2018 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2018 22:28
Değerli 1k okuyucuları. Kitaplar hakkında elimden geldiğince duygu ve düşüncelerimi paylaşmaya çalışıyorum. Bunu en azından kitabı okumayanlara yol göstermesi amacıyla yapıyorum . Okuduğum kitapların içeriğinden çok, beğenimi ve bende bıraktığı etkiyi belirtmeye çalışıyorum. Uzun zaman sonra ilk defa bir kitap hakkında ne yazmam gerektiğine dair uzun uzun düşünmek zorunda kaldım. Evet bu kitap, Türk edebiyatının kilometre taşlarından biri olan Çalıkuşu'dur. Kitabın ne anlattığına değinmeyeceğim. Kısaca şunu söylemek istiyorum ki; Başkarakter Feride ile roman boyunca birlikte yaşadım birlikte büyüdüm. O muzip çocukluk dönemi, uçarılığı, kendi kabına sığmaz tavırları ve o naif aşk hikayesiyle. Sonbaharda rüzgarın yaprağı havada savurması gibi hayatın Feride'yi Anadolu'nun ücra köşelerine sürüklemesine, o narin bedeniyle hayatla mücadelesine, sevgisine ve şefkatine tanık oldum. Onunla üzülüp onunla sevindim. Çaresizliğin pençesinde kalmış ceylan yavrusu gibi hayata tutunma çabası, ve sonunun mutluluğa erip eremeyeceğinin merakıyla kitabı bitirdim. Kadın gözünden bu uzun tasvir romanı yazdığı için de Reşat Nuri'yi ve kaleminin muazzam başarısını takdir ettim. Edebiyatımızın gücüne ve başarısına tanık olacaksınız. İyi okumalar.
Edebiyat
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Reklam