Resmin gerçek yüzü ise, bu coğrafyadaki başta petrol kaynakları olmak üzere yeraltı zenginliklerine ABD’ nin sürekli el koymasını sağlamak amacıyla bölgedeki rejimlerin demokrasi olsun ya da olmasın kendine müzahir olması için liderlerini yenilemek, milli ve bağımsız politika izleme tehlikesi olan ulus devlet yapılarının yıkılarak islamcı partilerle radikal islama karşı bir kalkan oluşturmak, böylece istikrarsızlıkları sürekli hale getirerek kaos ortamı içinde yeni adamlar edinmek.
Bugünlerde solda “yeni bir solun” ortaya çıktığı gördüğümde hem bu eserde hem de Murat Yetkin’in “Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı”nda okuduğum Duane Clarridge geldi aklıma.
James Bond karakterini “Dusko Popov” dan esinlenerek yazan Ian Fleming, “Karanlıklar Prensi” Clarridge ile tanışsaydı herhalde yazmayı bırakıp bambaşka bir şey önünüze çıkarabilirdi.
Hintli komünistleri kandırarak solu bölen ve seçimi kaybetmelerini sağlayan daha sonra aynı düzeni de Türkiye’de, Türkiye’deki solu bölmek için uygulayan ve o günlerden sonra da belini bir türlü doğrultamayan solun birbirine düşmesini sağlayan Clarridge eserin bence en önemlisi.
Bunların yanında neredeyse MI6’ ın başına geçecek kadar yükselen İngilizlerin içindeki bir Sovyet ajanı olan Kim Philby, 2. Dünya Savaşında Almanların içinde bulunan verdiği bilgilerine itibar edilmeyip 2400 Amerikan vatandaşının ölmesine, 12 savaş gemisinin batmasına ve 164 uçağın imha olmasıyla sonuçlanan Pearl Harbor baskınının yapılacağını söyleyen İngiliz Dusko Popov, Almanya’nın Rusya’ya saldıracağını Japonyadan gazeteci kimliği ile aldığı bilgilere istinaden Stalin’e bildiren ancak önemsenmeyip bir de üstüne yakalanıp Japonya’da idam edilen Richard Sorge ile iki farklı cephede birbirlerine psikolojik savaş yöntemlerini uygulayan Doğu Alman ve Batı Alman istihbarat şefleri Marcua Wolf ve Reinhard Gehlen ve bunlar gibi birçok ülkeden birçok olaya karışan ve bugünlerde dahi hala konuşulan ve unutulmayan Türk milliyetçisi CIA ajanı Ruzi Nazar’ dan George Blake’e, Andrich Ames’den, “Çiçero” olarak bildiğimiz İlyas Basna, Mahir Kaynak’a kadar bir döneme damgasını vurmuş tüm casuslar burada.
Espiyonaj ve Kontr-espiyonaj dünyasının gerçek ama bir o kadar heyecanlı dünyasına adım atmak ve o günleri yaşamak istiyorsanız tam size göre bir eser.
Teşkilat yönetimi siyasi iktidarlarla bağlantılı görüntü vermemeli. İçinde bulunduğumuz şartlarda, devlet istihbarat teşkilatının liyakata dayanması, eğitim kalitesi yüksek, demokratik ilkeler şekillenmiş yönetici kadrolarla donatılması lazım.
Devlet istihbarat teşkilatı, güncel siyasetle ve bir siyasi partiyle doğrudan bağlantılı şekillenemez. İstihbarat teşkilatının gücü, devlet yönetiminin kalitesi ve gücüyle doğrudan bağlantılıdır.