Atatürk, İslam’ın, akıl-dışı uygulamalarına, efsane tarafına karşı idi. Onun içindir ki, İslam’da değil, fakat din adamlarının yetiştirilmesinde de “inkılap” yapmak istiyordu. Ona göre, İslam’ı toplumun gelişmesini engelleyici hale getiren, İslam’ın kendisi değil, uygulayacıları, yani bir takım din adamlarıydı.
Dolayısıyla, biz de diyoruz ki, Atatürk milliyetçiliği, laik, herhangi bir dinle ilgisi olmayan ve bütün insanlığa yönelen “insancıl” bir milliyetçilik sentezidir.