Sayısız savaşlar neticesinde yok olmaya ramak kalkış bir ırkın üyesi olan dünya için bir yabancının karşısına, kendi gezegenindeki kaynaklarının bitmesi ile birlikte ırkına yaşanabilir bir yer bulmak amacıyla yıllarca kendi gezegeninde tv programları izleyerek insanlar gibi olmak ve alışkanlık kazanmak, onlar gibi yaşayabilmek için geçirdiği yıllardan sonra dünyaya ilk geldiğinde, hiç de o gördüğü dünya çıkmıyor.
Yıllarca savaşlar ile boğuşan ve öngörüleri ile birlikte dünyanın da savaşlar neticesinde yok olacağını, insanların kendi kendisini yok edeceğini söyleyen bir yabancı! Arka planda devletlerin savaş sanayisine verdiği önem, tüketim çılgınlığı, giderek tüketim toplumuna dönüştüğümüz, birilerin hiç çalışmadan yaşayabileceğini, ancak diğer bir kesiminde daha çok çalışması gerektiğini anlatamaya çalışan, patronların bile içki paralarının işçi vergilerinden karşılandığının vurgulandığı bir eser.
Bunları gören yabancımız da, ne kadar iyi dileklerle, ne kadar bu kötü gidişe dur deyip daha yaşanılabilir bir toplum olmamızı istede de yavaş yavaş bize benzemeye başlıyor. İnsanların kibrini, öfkesini, içki düşkünlüğünü, nefret gibi özelliklerini de alıyor. Ve bizden biri oluyor, insanlaşıyor. Ve eser de çoğu yer de geçen “İkarus’un Düşüşü” tablosunda İkarus’ un çakılması gibi yok olup gidiyor. İnsanların kibrini, nefretini, vurdumduymazlığını, öfkesini görünce cennet olabilecek olan bu dünyanın şeytanlarla dolu olduğunu görüyor.