Sessizken, böyle bomboş eşyasız bir ev gibi,
Sessizken, böyle eve sığamayıp atılmış eşyalar gibi,
Sessizken sessiz değilsin aslında;
Evler sağırı,
Eşyalar dilsizi oynuyordur sadece...
Sessizken, yaraların vardır
Sessizliğini doyuracak kadar öfkelerin,
Nedenlerin ardı sıra,
Çember çizdiğin soruların.
Sessizken sessiz değilsin aslında;
Yaraların sağırı,
Öfkelerin dilsizi oynuyordur sadece...
Sessizken, umursuyorsun
Güçlüsün çünkü;
Kendinden saklı kıskıvrak bir eksikliğe ait,
Suçsuzluk cezasına maruz
Sade ve yalnızsın...
Duvarlar arasında değil,
Uğraksız bir koyda değil
En çok kalabalıklarda yalnızsın...
Sessizce yalnız...
Sessizken,
Gövdesiz gölgelere bürünen kalabalığın dâhil, haberi yok kimsenin senden
Ellerin kalabalık,
Dizlerin kalabalık,