nittah

"İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor, ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı."
İnsan ve Toplum
Reklam
le le rihe
https://youtu.be6m2snQ9o
Müzik
“Dost bî-pervâ, felek bî-rahm, devrân bî-sükûn / Derd çok hemderd yok; düşman kavî, tâli’ zebûn.”
Şiir
Kaygının üstesinden gelmek için kaçındığı mız durumlara ya da insanlara yaklaşmayı öğrenmemiz gerekir. Bu deneyimler sayesinde bizi korkutan durumlarla baş etme becerimize dair güvenimizi artır­ma fırsatımız olur. Kaygılandığımız durumlara yaklaşmayı ve onlarla baş etmeyi öğrenmek kaygımızı azaltmada kalı cı ve güçlü bir yoldur. Korkularımızla yü zleşmeye ve onlarla başa çıkmaya "maruz bırakma" denir. Genellikle ne kadar çok maruz bırakma deneyimi yaşarsanız kaygı alarmınız o kadar az hassas hale gelir. Yani kaygı uyandıran durumların içine daha sık girdiğinizde kaygı alarm sisteminiz o durumları "çok tehlikeli" diye değerlendirmemeyi öğrenir
Psikoloji
Reklam