"İçeride on ikisi de öfkeyle bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor, ama birbirlerinden ayırt edemiyorlardı."
Kaygının üstesinden gelmek için kaçındığı
mız durumlara ya da insanlara yaklaşmayı
öğrenmemiz gerekir. Bu deneyimler
sayesinde bizi korkutan durumlarla baş
etme becerimize dair güvenimizi artırma
fırsatımız olur. Kaygılandığımız
durumlara yaklaşmayı ve onlarla baş
etmeyi öğrenmek kaygımızı azaltmada kalı
cı ve güçlü bir yoldur. Korkularımızla yü
zleşmeye ve onlarla başa çıkmaya "maruz
bırakma" denir. Genellikle ne kadar çok
maruz bırakma deneyimi yaşarsanız kaygı
alarmınız o kadar az hassas hale gelir.
Yani kaygı uyandıran durumların içine
daha sık girdiğinizde kaygı alarm
sisteminiz o durumları "çok tehlikeli" diye
değerlendirmemeyi öğrenir