Selin

Oğuz Atay’ın çift portreli bir insan olarak düşünülebileceği kanısındayım: Biri neredeyse “pozitivist”, temel inançlarından soyutlanması güç, “dayanıklı” insan: Topografya kitabını, belki de Mustafa İnan’ın yaşam öyküsünü yazan, 1960’ların başında bir fikir dergisi çıkartmak için çırpınan kişi. Öteki, tam tersi oysa: Korkuyu beklerken tehlikeli oyunlara bile tutunamayan, gene de o oyunlarla yaşayan, geleceği elinden alınmış beyaz mantolu bir adam: Dipten sarsılmış, kırgın, hatta umutsuz biri: Günü geldiğinde yazdıklarının anlamına bile yetişemeyen Oğuz Atay. Biri gülüyorsa bu önsöze, öteki yalnızca bakıyordur. İkisi de inanmıyordur şüphesiz. İkisi de soruyordur, sonra: “Ben buradayım sevgili okurum, sen neredesin?”
Geleceği Elinden Alınan Adamın Geçmişi De Elinden Alınacak Diye Korkuyorduk, Enis Batur·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
"Yazıyorsun! Okuyorum! Ne yazıyorsun? Gördüğünü yazıyorsun. Neyi görürüz? Gördüğümüzü nasıl anlarız? Herif ne demiş? 'Aklınla bulamazsan, gördüğünden de hiçbir şey anlamazsın,' demiş... Doğru söylemiş... Görünürdeki olaylar birbirini tutmaz parça parça maskaralıklar... Bunları birbirine bağlamak için akıl ister... Yoğurup yeni anlamlar çıkaracaksın! Öyle anlamlar ki, geçmişlerin karanlıklarını aydınlatacak... Günün en dolaşık düğümlerini çözecek... Geleceğe de yol gösterecek..."
Bence ayıp saymamalı insanoğlunun bu kadar saçma oluşunu... Acıklı bir şey bu! Rüzgarlarla uluyan ormanların kıyısında, eline geçirdiği bir sopaya dayanarak ayakları üzerinde ilk defa durmaya çalışan çıplak yaratığı düşünüyorum. Dört ayaklılar dünyasından kopmuş... İki ayaklıların dünyasını arıyor. Kendi yaratacağı dünyayı... Başı kim bilir nasıl dönmüştü boyunun yüksekliğinden... Elleri, karnı, gözleri iki ayaklılığının dengesini kim bilir ne zorlukla bulmuştur. İnsanoğlunun zorluklarla geçirdiği yüz binlerce yılı düşünüyorum da... 'Kim bilir ne yaman korkular kaldı o yüzyıllardan içimizde!' diyorum! Evlerimiz gibi ruhlarımız da kim bilir ne çeşit süprüntülerle dolu?
- Murat·Kitabı okudu
"İlgilendiğimiz insanlarda bile müthiş bir dramın yaşamakta olduğunu nasıl oluyor da sezemiyoruz!"
Sayfa 408 - Murat·Kitabı okudu
"... Nasrettin Hoca bir gün damdan düşüyor, başına birikenler, 'Aman hekim!' diye bağırmaya başlayınca, 'Hekim istemem. Damdan düşeni getirin,' diyor. O hesap..."
kıranta şoför Hayri·Kitabı okudu
Reklam