'Hiçbir şeyin benim için gerçekleşmediği,ama yine de her şeyin bana dahil olduğu duygusunu taşıyordum yalnızca,ilgisiz kalsam da,çok derin ve gerçek şeyler tadıyor olmak müthiş mutluluk veren bir duyguydu,ruhumun en canlı kaynağını oluşturur,tanımadığım yerlerde şehvet gibi üstüme çökerdi.'
İnsanın çalkantılı ruh hallerini 5 farklı şekilde ortaya koyan kitap.
'Hem hiçbir yerde mutlu değilim,hem her yerde mutluyum.Hiçbir şey arzulamıyor,hiçbir şey istemiyorum.Gidersem kendimi daha iyi hissedeceğim.'
Bir insana bunu neyin söylettiğini merak ediyorsanız okumanızı şiddetle tavsiye ederim.İlk çıktığında bu kitabı okuyup bir çok insanın Werther'in neden peşinden gittiğinizi merak ediyorsanız.
Aşkın tanımını merak edenler için bu eserden bir alıntı yapmak,kendimce en yakın tanım olanını sizlerle paylaşmak isterim.
'Aşk bütün kötü özellikleri,çirkinlikleri,rezillikleri biçimlendiriyor,erdeme çeviriyor.Boşuna dememişler aşkın gözü kördür diye!Bir aşık,olup biteni değil,görmek istediğini görür...Aşığın kanatları vardır ama gözleri kördür...Yoluna çıkanlara aldırış etmeden aceleyle kafasına estiği yere kanat açar...İşte bu yüzden aşkı çocuğa benzetirler.'
'Seni sevdiğini söylüyorsa eğer,
buna inanmadan önce şunu düşünmelisin ki
sözünde durmak elinde değildir
onun durumundaki bir insanın'
Kitabın 20.sayfasında ki bu paragraf beni etkilediği gibi sizi de etkileyebileceğini düşünüyorum.
"Sana, beni asla tanımamış olan sana" olarak aslında bütün mesaj verilmiştir.Benim yorumum ise Stefan Zweig in 1920 lerde kaleme aldığı bu eser,günümüz insan ilişkilerini de tanımlamaktadır.