'Bolca şarap iç, kıymetli evladım ve nefretini gider - uzaklara! Uzaklara!' Neyse fark etmez. Unutmanın yeşim kadehi, tıpkı şairin dediği gibi, hüzünle yıpranmış, ağırlaşmış bu yürek için tek umuttur.
Ben Tanrı'dan bile korkardım. Tanrı'nın sevgisine değil, gazabına inanırdım. İnanç. Bu yalnızca Tanrı'nın kırbacını yemek üzere mahkemeye çıkıyormuşum gibi bir histi. Cehennemin varlığına inansam da cennet benim için yoktu.