elff cullen

elff cullen
August sipped away like a bottle of wine Cause you were never mine
İnsanlığımı Yitirirken
Ben Tanrı'dan bile korkardım. Tanrı'nın sevgisine değil, gazabına inanırdım. İnanç. Bu yalnızca Tanrı'nın kırbacını yemek üzere mahkemeye çıkıyormuşum gibi bir histi. Cehennemin varlığına inansam da cennet benim için yoktu.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsanlığımı Yitirirken
Gerçek korkak mutluluktan bile korkar. Pamuk yün bile yaralar onu. Neşeden bile incinir. Panikledim, yara almadan önce hızlıca kaçmak istedim, bu yüzden kendimi o tanıdık soytarı sis perdesiyle sarmaladım.
Sayfa 52·Kitabı okudu
İnsanlığımı Yitirirken
Horiki ile birlikteyken, yürümekten yorulduğumuzda o garip sessizliklerden birine düşmemiz tehlikesi yoktu. Ne zaman başkalarının yanında olsam, o korkunç sessizliklerden birinin aniden ortaya çıkması ihtimaline karşı sürekli tetikteydim. Doğam gereği suskun biri olsam da, sanki büyük bir zafer ya da korkunç bir yenilgi ipin ucundaymış gibi, çazresizce soytarılığa devam etmek zorunda hissederim. Ancak o aptal Horiki farkına bile varmadan soytarı rolünü üstlendi, bu yüzden neredeyse hiç konusmam gerekmezdi. Arada bir gülümsemem ve ara sıra "aaa öyle mi" filanları araya eklemem yeteriydi.
Sayfa 39·Kitabı okudu
İnsanlığımı Yitirirken
İlk kez "yabancı bir toprakta" yaşıyordum ve yabancı bir yerde yaşamanın memlekette yaşamaktan çok daha kolay olduğuna karar verdim.