İlke

İlke

, bir kitap okudu
7/10
·146 syf.·
2021 8. kitabı
Alejandro Zambra
7.7/10 · 2.411 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Soyut resimde rengin serbestleşmesi
Modern soyut sanat iki ana ilerlemeye dayanıyordu: biçimin serbestleşmesi ve renklerin serbestleşmesi. (...) Modern çağda rengi özgürleştiren kişi büyük oranda Henri Matisse’ti. Rengi biçimden ayırmış, böylece renklerin ve renk kombinasyonlarının beklenmedik muazzam duygusal etkilerde bulunabileceğini göstermiştir. Artık biçim rengi belirlemediğinden, belirli bir figüratif bağlamda “yanlış” görülen renk aslında doğru olabilir çünkü belirli bir nesneyi temsil etmek için değil, sanatçının içsel bakışını yansıtmak amacıyla kullanılır.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Sanat
İzlenimci ve Kübistlerin devrimci yaklaşımları
Kandinski’yi iki büyük sanat tarzı etkilemiştir: İzlenimcilik ve Kübizm. İzlenimciler, gördükleri şeyi birebir temsil etmenin şart olmadığını fark etmişlerdi; bunun yerine hissettiklerini, ruh hallerini naklediyorlardı. Kübistler (...) bu farkındalığı bir adım ileri taşıdı. Cézanne gibi Leger ve Braque da kendi tablolarından perspektifi kaldırıp aynı imgeyi sık sık farklı hakim noktalardan bakarak tasvir ettiler.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Sanat
Figüratif resimden soyut resme geçiş
Rönesans sırasında Batı ressamlığı gitgide evrimleşip dünyaya ilişkin daha gerçekçi tasvire doğru ilerledi. Giotto’dan Gustave Courbet’ye kadar ressamın vasfı genelde, gerçekliğin bir yanılsamasını yaratma yeteneği üzerinden ölçülüyordu: yani üç boyutlu dünyayı iki boyutlu tuvale nakletme yeteneği. 1877’de çekilmiş dörtnala giden bir at fotoğrafı, izleyiciye resmin boy ölçüşemeyeceği bir gerçeklik tasviri sunuyordu. Sonuçta, iki sanat biçimi arasında diyalog kuruldu ve resim sanatı, Ernst Gombrich’in tabiriyle tasvir dünyasında “biricik etoloji nişini” yitirdi. Bu durum, alternatif niş arayışını tetikledi. Bu nişlerden biri soyutlamaya daha fazla başvurmaktı. Bu esnada Albert Einstein’ın ilkin 1905’te yayımlanmış olan görelilik kuramı, kamusal basın yayında tartışılmaya başlamıştı. Kuram mutlak uzay ve zaman kavramlarına meydan okumuştu. Nihayetinde halkın düşünce dünyasında büyük etkisi olmuştur. Öncelikle sanatçıları, figüratif resmin klasik bakışını sorgulamaya teşvik etti. Gerçeklik göründüğü kadar net tanımlı olmayabileceği için resim neden dünyayı birebir tasvir etsin ki? Kendimizi ifade etmek için doğayı gerçekçi tasvir etmek şart mıdır?
Sayfa 67·Kitabı okudu
Sanat
10/10
·215 syf.··
2021 7. kitabı
Soyut resim figüratif resimden farklı olarak seyircinin aktif rol almasını ve kişisel tecrübelerini kullanmasını gerektiriyor. Kitapta, algıdaki bu farklılığın bilimsel alt yapısı herkesin kolayca kavrayabileceği şekilde deneyler ve şemalarla anlatılmış. Kitap oldukça anlaşılır ve konunun takibini çok kolaylaştıran on dört küçük bölüme ayrılmış. Esas konusu sinir bilimle sanatın kesişim noktalarını keşfetmek, pozitif bilimlerdeki indirgemeci yaklaşımın sanatta karşılığını bulmak fakat (yazar aslen nörolog olmasına rağmen) sanat tarihi hakkında da kapsamlı sayılabilecek bilgi verilmiş. Rönesanstan bugüne gelinceye dek resim sanatının mekan, biçim ve renkten kademe kademe serbestleşmesi, tarihsel arka plan verilerek ve görsellerle desteklenerek anlatılmış. Yalnızca resimlerlerin beyindeki değerlendirme süreciyle alakalı bir okuma yapmayı beklerken sanat tarihinin bu kadar sistematik, akımlar arasındaki geçişi neden sonuç ilişkisine dayanarak ve öncü isimlerin kariyerlerinde yolculuk yaparak aktarıldığı anlatımıyla karşılaşmak beni hem şaşırttı hem de çok memnun etti. Kitabın sayfa tasarımı ve kullanılan resim ve şekillerin baskı kalitesi mükemmel. Özenli davrandıkları için yayınevine, iç tasarımı yapan Gökçen Ergüven’e ve çevirmen Mehmet Doğan’a teşekkür etmem gerekiyor :)
Sanat
Sanatta Ve Beyin Biliminde İndirgemecilikEric R. Kandel · Koç Üniversitesi Yayınları · 202034 okunma