Marcel Proust okumaya çok çekiniyorum...
Kayıp Zamanın İzinde serisi beni çok zorlayacakmış gibi geliyor, bir türlü başlayamıyorum...
Marcel Proust okursam hiçbir şey anlamayacağımı düşünüyorum...
gibi cümlelere nokta koymanın vakti geldi artık!
Eğer bu tür sorular aklınızı kurcalıyor ve bir türlü Proust okumaya başlayamıyorsanız bu yazı tam size göre olabilir.
İsterseniz aşağıda yazdıklarımın hepsini video şeklinde de izleyebilirsiniz:
1- Marcel Proust okuma rehberi: ytbe.one/n5e0iz7fVms
2- Yardımcı kitapların içeriği: ytbe.one/h3V0d8cKZl4
3- Proust'un hayatı ile Kayıp Zamanın İzinde yorumlamak: ytbe.one/tUVZ71AFebw
4- Sanat ile Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde yorumlamak: ytbe.one/DoW-cZoswp4
5- Felsefe ile Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde yorumlamak: ytbe.one/wy6Dxi6Vd4U
6- Göstergebilim ile Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde Yorumlamak: ytbe.one/5155dAnKq2U
7- Sinirbilim ile Marcel Proust Kayıp Zamanın İzinde Yorumlamak: ytbe.one/xdNz-5wNYng
Video olarak izlemeye zamanınız yoksa önerdiğim Kayıp Zamanın İzinde serisi ve Proust'un kitaplarını okuma sırası:
1- Marcel Proust - Hazlar ve Günler (1896)
2- Marcel Proust - Okuma Üzerine (1987)
3- Céleste Albaret - Monsieur Proust (1973) (Seriden sonra da okunabilir)
4- Marcel Proust - Swann'ların Tarafı (1913)
5- Alain de Botton - Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir (1997) (Seriden sonra da okunabilir)
6- Marcel Proust - Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde (1918)
7- Émile Zola - Suçluyorum (1898)
8- Marcel Proust -
Okuma vakti mesele ediliyorsa, ortada okuma arzusu yok demektir; çünkü aslına bakılırsa, kimsenin hiçbir zaman okumaya vakti yoktur. Ne küçüklerin ne gençlerin ne de büyüklerin. Hayat, okumaya vurulan sürekli bir köstektir.
"Oradaki insanlara kalsa bunların hiçbirisi olmayacaktı. Şimdi Kürt illeri dediğimiz bölge çok farklı bir bölge olacaktı. Belli ki Ermenilerin oradan çekilmiş olması zanaat denilen şeyi yok etmiş. Ermeniler gittiği için dağlara bile bakamamışlar. Annem anlatırdı, bizim kasabanın dağları ormanlıkmış. Annem bunu anlattığında gülmüştüm çünkü o sırada tek bir yeşillik yoktu. Köylerden gelen Kürtler ağaçları kesmeye başlamışlar. Ermenilerde bir yerleşim kültürü olduğu için o ormanların ağaçlarını koruyorlar. Bağları mayıs ayında gübrelemek gerektiği, nisanda çapalamak gerektiği gibi bilgiler de gidiyor. Sıfır. Her şeyi bırak, insanların başına geleni bırak, ticaret olarak bile orada hayat şu anda çok farklı olurdu. Daha verimli bir yer olurdu. Şu anda kendi insanlarını besleyebilecek potansiyeli kaybetmiş durumda. 70 yılda geldiği yer burası."