duruldum.
her ne kadar engin denizlerin hızla sürüklediği gemiler misali karşı koymaya çalıştıysam da kadere;
artık çok yoruldum.
oysa;
nihayete erdirmek için tüm emellerimi,
ihtiyacım olan kudreti kendimde hep bulurdum.
sürekli bir oraya, bir buraya savurdu nasibin heybetli rüzgârı!
ama yılmadım, benim olanı benden alana hesap sormak için yola koyuldum.
gezdikçe gezdim, gördükçe gördüm.
tecrübeyle yoğruldum,
gerçeklikle doğruldum.
bazen kayboldum,
bazen bulundum.
kimi zaman unutuldum,
kimi zaman uyutuldum.
bakmadım hiç nedir diye;
yalan da olsa nezaketi boş verip bahşedilen en güzel köşeye kuruldum.
içini dolduramayacağım kalıplara da konuldum ama;
yakışmadı üzerime, emanet durdu,
çünkü yoksuldum.
anladım sonunda neyim ben;
sadece hiç bir şey!
dünümden, bu günümden, yarınımdan kurtuldum...