Yeraltı Edebiyat'ına dair okuduğum ilk kitap. Bayıldığım ve bitmesini istemediğim.
Hakan Günday'ın da edebiyat dünyasına adım attığı ve adından övgülerle söz edilen ilk kitabı. Bu kitap kesinlikle Fight Club'tan çok daha büyük ve büyüleyici bir dile sahip. İkisi de yeraltı ama Hakan Günday bu işin piri bence.
Yaza yaza bitiremem duygularımı. Ama ben yine de nispeten kendime göre küçük bir inceleme yapmaya çalışacağım. Tabi düşüncelerim izin verirse az yazmama.
Her şeyi geride bırakıp kendilerine göre hayat inşa etmeye çalışan iki karakter Kinyas ve Kayra. Modern dünyanın verdiği olanaklardan nefret ederek dünyanın karadeliği olan ve her seferinde Günday'ında tekrarladığı o üçüncü dünya ülkesi olan Afrika'ya giderler. Yeni bir hayat, üstelik kural tanımaz, tamamen kendi zevklerine göre inşa edilmiş, her seferinde geçmişlerinden kaçmak için bulunan değişik isimler ''jack, jock, Louis Perrot, Kinyas ve Kayra'' ve asla pişmanlık duyulmayacak hayatlar.
Dan diye vuruyor sözcükleri Hakan Günday'ın. Kitaba başlar başlamaz sert cümleleri ile karşılaşıyor insan. Üstelik hiçbir sözünü esirgemeden yapıyor. Böyle yapması daha iyi çünkü samimi bir metin okuduğumu anlıyorum. Daha önce defalarca elime alıp bazı sebeplerden bıraktıysam da bu sefer sonuna kadar gitmeye kararlıydım. Bir yeraltı edebiyatı okuduğumun farkında olarak aldım kitabı elime.
Kinyas ve Kayra. Birbirlerine ebediyen dost ya da düşman. Birbirlerine söyleyecek bir sürü sözleri olan ya da hiç olmayan. Birbiri uğruna ölen ya da birbirini öldürmek isteyen iki ayrı şahsiyet...
Kinyas, Kayra'ya göre nispeten daha iyimser hayat süren ama bir yanı da Kayra gibi olan. Kayra ise her türlü kötülüğü ve pisliği yapan daha acımasız olan ve ikisinin arasında dünyanın tutukluluk yapmayacak kusursuz silahı Smith Wesson. ''Eğer
Bu daha önce kitabı indirimden almıştım. Konusuna dair fikrim olmadan almış olduğum bu kitabı okumak için açtığımda tiyatro olduğu anladığımda ise sevinç duydum.Yoğun okuma yapamadığım şu dönemlerde hafif bir içerik olarak çıktı karşıma. Oldukça eğlendirici olduğunu söyleyebilirim. Sadece 3 karakter etrafında döndüğü için metin sizi yormuyor. Ben en çok meteorolog ile şelale bekçisinin diyaloglarına tav oldum. Asla yormayan, keşke okumasaydım dedirtmeyecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tavsiye ederim.
Smith & WessonAlessandro Baricco · Can Yayınları · 2017135 okunma
Herkesin bayılacağı bir kitap değil belki ama bayılanlarla hayatımın bir anında oturup iki cümle konuşmak isterim sanırım. Bambaşka bir bakış açısı var bu kitabın. Tiyatro olarak kaleme alınmış olması beni biraz tereddüde düşürse de hiç gerek yokmuş buna. Karakterlere bayıldım. Her şey olurken hiçbir şey olmuyor oluşu (Gerçekten saçmalamıyorum.) beni duvardan duvara vurdu. Farklı karakterler görmek bir okur olarak beni çok heyecanlandırıyor. Her karakterde "Acaba sen nasıl bir manyaksın?" diyerek ellerimi ovuştururken buldum kendimi. Şans verin.
Online bir alışveriş sitesinden ucuz diye ve başlığını ilginç bularak aldığım bir kitaptı. Hatta tiyatro oyunu bile olduğunu bilmiyordum ancak, elime ulaştıktan ve tiyatro olduğunu öğrendikten sonra içim biraz daha rahatladı. 3 kişilik ve aslında oldukça kısıtlı bir konu üzerine olmasına rağmen beklenmedik bir şekilde ilginç bulduğum ve keyif aldığım bir kitap oldu. Vakit bulsam belki 2-3 saatte bile bitirebilirdim. Tiyatro oyunlarına ilginiz varsa ve ilginç bir konuda bir şeyler okumak isterseniz kesinlikle tavsiye ederim. En kötü ihtimalle buruk bir gülümseme ile aklınızda yer edecek bir kitap olacağına eminim.
Smith & Wesson
Kitabı Amazon'da Can yayınları kitaplarına bakarken buldum. Kitap hakkında çok fazla bilgim yoktu, oyun olduğunu biliyordum sadece ve uzun zamandır oyun okumadığım için neden olmasın diyerek sepete attım. Kitap 20 gün sonra elime ulaştı aslında iade oluşturmuştum ama gelince de tekrar göndermedim.
Kitabı ilginç şekilde çok beğendim. Oyun okumayı sevmeyen insanların bile kolaylıkla okuyabileceğini düşünüyorum. Kitapta sadece üç karakter var ve diyaloglar çok güzel yazılmış. Okuyan insan karakterler ve olaylar içinde kaybolup gitmiyor. Oyun okumak isteyen ama nereden başlayacağını bilmeyen kişilere tavsiye edeceğim bir kitap olacak gibi görünüyor.
Kitabın konusu ise Niagara şelalesinde ceset çıkarılıcığı yapan bir adam, hava durumunu tahmin etmek için son 77 yılın istatistiklerini karşılaştıran bir meteorolog ve 23 yaşında bir gazetecinin bir araya geldiği ve ilginç bir deneye kalkışmalarını anlatıyor. Smith ve Wesson karakterlerinin zıtlıkları, aralarında ki tatlı atışmalar, gazetecinin onları neredeyse imkansız bir işe başlatma serüveni hepsi hem kara mizah ile harmanlanmış hem de düşündürücü bir oyundu. Ben açıkçası çok kısa bir sürede okudum ve sizin de çok kısa sürede severek okuyacağınızı düşünüyorum. İyi okumalar.