Polis yetkililerinin verdikleri bilgiye göre Türkiye'de son yedi yılda ele geçen uyuşturucu maddeler yirmi tonu bulmuştur! Bu uyuşturucu madde trafiğinin genelikle Ermenilerin yoğun olduğu Fransa'nın Marsilya kenti ile bağlantılı olması, Ermeni terör örgütleri ile uyuşturucu madde ticareti arasında bir ilgi olabileceği kuşkusunu doğuruyor. Bu kuşkular, bazı ülkelerdeki olaylarla da doğrulanıyor: İsveç polisi, 1981 Kasım'nda yaptığı bir operasyon sonunda Ermeni teröristleri ile uyuşturucu madde ticareti arasında somut kanıt ve bulgular ele geçiriyor: Genelkurmay Sıkıyönetim Askeri Hizmetler Koordinasyon Başkanlığınca 1 Kasım 1981 günü yapılan açıklama, terörü besleyen ana kaynağın tanınması bakımından olağanüstü önem taşıyor (2 Kasm 1981, Cumhuriyet), Açıklamaya göre, elegeçen silahın ülkelere göre dağılımı şöyledir:
Tüfekler: Sovyet, Belçika, Amerikan, Alman ve Fransız..
Tabanca: Belçika, Çekoslovakya, İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, Amerika.
Makinalı tabanca: İngiltere, Almanya, Çekoslovakya... Bu silahlar genellikle Bulgaristan aracılığı ile yurdumuza sokuluyor. Kaçakçılar, Bulgaristan'dan gelen silahları, sağlı-sollu teröristlere dağıtıyorlar. Ancak gelen silahların büyük çoğunluğu Batı kaynaklı. Amerikan, Fransız, İtalya, Belçika, İspanya. Bu olgu tek yönlü düşünenler için oldukça şaşırtıcıdır: NATO Ülkelerinden yola çıkan silahlar, bir Varşova paktı Üyesi olan Bulgaristanl aracılığı ile Türk kaçakçılarının eline ulaşıyor. Nasıl oluyor bu? Ele geçen silahlar, yalnızca Sovyet yapısı ya da yalnızca ABD yapısı olsa, bu işlerin yorumu da kolaylaşacaktı. CIA ve KGB'nin teröristlere yardım yaptığı söylenecek, bundan siyasal yorumlar türetilecekti. Fakat yaşanan gerçek, tek yanlı yorumları önlüyor. **Hemen hemen her ülkeden Türkiye'ye silah gönderiliyor.