Hangi yıldızlardan düşüp birbirimizi bulduk biz. Bu kadar düz bir cümlenin bu kadar karmaşık olmasına neden olan kadın.”
Irvın D. Yalom’un kurmacayla gerçekliği harmanladığı bu romanını bir çok arkadaşımda görmüş ve hep yarım bıraktıklarından başlamaya korktuğum bu eserle çok geç tanıştığım için üzgünüm açıkçası. Kitap akıp gitti, elimden bırakamadım, okumadığım zamanlarda ise hep aklımdaydı.
Ünlü filozof F. Nietzsche, Dr. Breuer, S. Freud, L. Salome etrafında gelişen olaylar silsilesiyle başbaşayız. Her bir sayfasından ayrı doyum aldığım bu kitapta herkes kendinden biraz da olsa bir şeyler bulacaktır.
Daha o zamanlarda psikoterapi olmasa da, Yalom bunu çok güzel kurgulayarak, kahramanlara mükemmel roller vererek müthiş bir yapıt çıkartmış.
Hassas okuyucular için bundan sonrası spoiler içerebilir.
Viyana da başlayan hikayede Salome Breuner’dan Nietzsche yi tedavi etmesi için ricada bulunur. Burada Salome’nin insanlar üzerinde bıraktığı izlenimi çok güzel yansıtır yazar. Bir çok kişinin Salome’den etkilendiği gerçekliktede doğrudur. Nietzsche’nin umutsuz aşkı, tek evlenme teklif ettiği kişidir. Rilke, Tolstoy, Paul Rée, Freud gibi bir çok ünlü isimi kendine aşık ettiği, fakat “arkadaşlığın, sevgiye ve daha da kötüsü cinselliğe dönüşerek yok olma riskinden korunmalıdır.” düşüncesinden ötürü sadece tek bir evlilik yapar, o da intihar etme tehdidine karşılık Friedrich C. Andreas'la.
Bir bakıma kızmış hissetsem de Salome’ye bu romanda bir yandan da güçlü kişiliğine hayran kaldım. O zamanda kadının sözü yokken, çoğu kadın eğitim alamazken o başkaldırıp insanların ne düşündüğüne aldırmadan kendi görüşlerini savunup hayata geçirmiş ünlü bir psikanalist olmuş, birçok eserler bırakmıştır.
Dr. Breuner ve Nietzsche’yi bir şekilde bir araya getirmiş ve bencil mi bilinmez bir