Smnrcm

Smnrcm
Tüm güçlü kadınlar için…
Puan vermedi·70 syf.··
2023 33. kitabı
Kitabı ikinci kez okuyuşum. Nietzsche ile ilgilenirken Lou Salome hayatına bakma fırsatım oldu. Yazdığı eserler arasında Feniçka’yı görünce ‘aa ben bu kitabı okumuştum’ dedim ama kitapla ilgili hiç bir şey hatırlamadığımı görünce ikinci kez kayboldum sayfalarında. İyi ki de unutmuşum ve ikinci kez okuma fırsatım olmuş, çünkü ilk okuyuşum da öyle bir okunmaydı evet güçlü bir kadın karekter vardı kendi doğruları olan ve bir erkekle duygusalın dışında bir dostlukları vardı. Fakat Salome’yi tanıyıp ikinci okuyuşumda daha iyi anladım anlatmak istediklerini. O zamanlarda kadınlardan beklenenin aksine bu dünyaya başkaldırmış bir kadındı. Doktorası olan, evliliği zorunluluk olarak görmeyip sevgiyi öldürdüğünü, idealleri için önünde engeller oluşturacağını bildiğinden ne kadar çok sevse de kalben, zihnen buna engel olabilen çok güçlü bir kadın. Erkek-kadın eşitsizliği o zaman daha fazlayken bile bütün bunlara göğüs gerip kendini başarmış bir kadın. Aşk’ı huzur olarak görmesi, ama işin içine evlilik girince ideallerinden vazgeçmesi gerekeceğini düşündüğümden belki de sevdiği adama sırt çeviren bir kadın Fenya. Güçlü bir kadın dünyası hayal ediyorum bende. Hayat amacı evlenip, çocuğa karışmak, ev hayatı olmayıp, kendini gerçekleştirebilen kadınlar. Bunu o zamanlar da Salome başarabildiyse zor olmamalı. Hepimizin içinde güçlü kadınlar var ve bu hepimize ilham olmalı. Çok güçlüyüz ve istesek her şeyi başarabilecek kapasitedeyiz.
FeniçkaLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20169,5bin okunma
Reklam
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Hangi yıldızlardan düşüp birbirimizi bulduk biz. Bu kadar düz bir cümlenin bu kadar karmaşık olmasına neden olan kadın.” Irvın D. Yalom’un kurmacayla gerçekliği harmanladığı bu romanını bir çok arkadaşımda görmüş ve hep yarım bıraktıklarından başlamaya korktuğum bu eserle çok geç tanıştığım için üzgünüm açıkçası. Kitap akıp gitti, elimden bırakamadım, okumadığım zamanlarda ise hep aklımdaydı. Ünlü filozof F. Nietzsche, Dr. Breuer, S. Freud, L. Salome etrafında gelişen olaylar silsilesiyle başbaşayız. Her bir sayfasından ayrı doyum aldığım bu kitapta herkes kendinden biraz da olsa bir şeyler bulacaktır. Daha o zamanlarda psikoterapi olmasa da, Yalom bunu çok güzel kurgulayarak, kahramanlara mükemmel roller vererek müthiş bir yapıt çıkartmış. Hassas okuyucular için bundan sonrası spoiler içerebilir. Viyana da başlayan hikayede Salome Breuner’dan Nietzsche yi tedavi etmesi için ricada bulunur. Burada Salome’nin insanlar üzerinde bıraktığı izlenimi çok güzel yansıtır yazar. Bir çok kişinin Salome’den etkilendiği gerçekliktede doğrudur. Nietzsche’nin umutsuz aşkı, tek evlenme teklif ettiği kişidir. Rilke, Tolstoy, Paul Rée, Freud gibi bir çok ünlü isimi kendine aşık ettiği, fakat “arkadaşlığın, sevgiye ve daha da kötüsü cinselliğe dönüşerek yok olma riskinden korunmalıdır.” düşüncesinden ötürü sadece tek bir evlilik yapar, o da intihar etme tehdidine karşılık Friedrich C. Andreas'la. Bir bakıma kızmış hissetsem de Salome’ye bu romanda bir yandan da güçlü kişiliğine hayran kaldım. O zamanda kadının sözü yokken, çoğu kadın eğitim alamazken o başkaldırıp insanların ne düşündüğüne aldırmadan kendi görüşlerini savunup hayata geçirmiş ünlü bir psikanalist olmuş, birçok eserler bırakmıştır. Dr. Breuner ve Nietzsche’yi bir şekilde bir araya getirmiş ve bencil mi bilinmez bir
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
Ahh Anna Ah…
Puan vermedi·1062 syf.··
2023 104. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2023 02:33
Tek cilt bu kadar uzun bir kitap okuyuncaya bilekler isyan ediyor bir süre sonra. Uzun sürede bitirdim bir an yarım bırakacağım sandım hatta. Galiba rus edebiyatı pek sevmiyorum. Bu okuduğum 3.Rus edebiyatı eseri fakat daha pes etmedim, bir kaç esere daha şans verdikten sonra bu konuyu tekrar düşüneceğim. Ben nedense içinde aldatma olan eserlerden pek hoşlanmıyorum. Genelde kitapla içselleşiyorum ve karekterlerle çok fazla empati kuruyorum, ondan olsa gerek. Yoksa kitabın akışı ve dili rus edebiyatı olarak bakıldığında güzel. Bundan sonrası spoiler içerir. Anna Karenina ; Nasıl bu kadar kalpsiz ve bencil bir insan olabilir ki. Aşk bu değil. Aldatıp eşini bırakıp gitmesi, evliyken başka birinden çocuk sahibi olması ya da diğer yaptıkları değil, beni en çok sinirlendiren şey Vronski nin hayatını kıskançlıklarıyla mahvetmesi oldu. Öldü gitti ama ben ona değil Vronski ye o kadar üzüldüm, ve ona ağladım. Ölümü trajikti böyle bir şey beklemiyordum gerçekten. Vronski ; Aşkın için her şeyi göze aldın ama sonunda hiçbir şey kalmadı elinde belki de Kiti nin bedduasıydı yaşadıkların ama aşk bu ben sana hiç ama hiç kızamadım inan ki. Ve Levin ; Kitapta kendimi özdeşleştirdiğim karekter Levindi benim. Dine ve toplumsal düzene bakış açısı ile bu kitapta kendimi bulduğum karekter oldu. Sonuç olarak tavsiye edilir. Okunması gereken rus edebi eserlerinden biri.
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Bizde adet böyledir, güzeli oynatırlar, çirkini söyletirler.
9/10
·484 syf.··
Beğendi
·
2023 102. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2023 00:40
Bazen düşünüyorum ki keşke aynı düşünceleri paylaşan insanlardan oluşan bir dünyada yaşasak cennete gerek kalır mı? Kimsenin birbirinin hakkını yemediği, insana değer verilen, doğaya hayvana sahip çıkılıp zarar vermeden yaşanan bir dünya. Kendi distopyamı yaşamayı düşlerken buluyorum çoğu zaman kendimi. Livaneli ile de aynı distopyayı hayal ettiğimi düşünüyorum eserlerini okurken. Çok bir şey istemiyoruz aslında huzurlu bir dünya, zararsız bir dünya. Orta Zekâlılar Cenneti Zülfü Livaneli nin 2010 da yayımladığı denemelerinden oluşan bi şaheser bana göre. Bundan 13 yıl geçmesine rağmen ülkede hiç bir şeyin değişmemesi ise içler acısı. Ülkenin bunlan bir 13 yıl sonrada bu halde olacağı, gelişmeyip aksine geriye yol alacağı düşüncesi derin yaralar açıyor gönlümde fakat çoğunlukta olan orta zekalılar arasında yaşamak da bizim kaderimiz. Hep düşünüyorum, acaba yapabileceğimiz hiç bir şey mi yok? Cevapsız kalmaksa canımı en çok yakan. Mehter takımı gibiyiz; bir ileri, iki geri… Sadece siyasi açıdan değil edebi açıdan kültürel açıdan da eleştirilmiş orta zekalılar. E nahif insan, geri zekalılar diyememiş. Biz ki öyle bir milletiz ki nelerin üstünden gelmişiz ama burda da tıkanıp kalmış beyinlerimiz. Ya da yollarımız kapatılmış ve biz yol açılsın diye bekliyoruz ama açılmayacak o yol. Biz açılsın diye beklerken üstüne daha ağır kayalar koyacaklar, zaman geçecek neden beklediğimizi unutup yolumuza devam edeceğiz. Gerçek ve acı Türkiye. Aydınlık günlerini görmek ümidiyle…
Orta Zekâlılar CennetiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20207,1bin okunma
Zamanlaması mükemmel gelen kitap
9/10
·196 syf.··
2023 101. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2023 02:45
Liveneli… Dilini, düşünce yapısını pek sevdiğim bir yazar. Hatta en çok sevdiğim bile denebilir. Yeni elimden bırakıp kitabı tüm yeni duygularımla yazıyorum bu incelememide. O kadar yoğun duygulardayım ki hiç sevmesemde spoiler verebilirim. O yüzden şimdiden uyarımı yapıyorum. Kitabı bitirdikten sonra incelememi okumanızı tavsiye ederim. Livaneli bu kitabında bize cennetten bir pencere açmış. Kitabı okumaya başladığımda adanın güzelliğini, denizin kokusu, martıların sesleri, insanların insanlığını hissettim yüreğimde. Sonlara doğru ise tüm acıyı, utancı, çaresizliği… Kendi halinde, güzelliklerle yaşayan insanların arasına gelen diktatör bir Başkan’ın gelmesiyle, bu güzelim cennet ada bir cehenneme dönüşüyor. Zaten ne anlarlar diktatörler güzellikten. Hep iyi olanı yok etmekten başka ne yararları dokunmuştur bunca yıllar insanlığa. Ölümden, yıkımdan, kötülükten başka ne getirmişlerdir. Her güzel şeyi para ve zenginlik hırsına kaybetmiyor mu zaten insanlık? Demokrasinin arkasına sığınıp kendi düşüncelerini sanki çoğunluğun düşünceleri olarak empoze etmiyorlar mı? Kitabın başlarında iyi olarak nitelendirilen insanlar, başkası ne düşünür diye kendi düşüncesini dile getirmeyip susup, zamanla kötü düşüncenin esirleri oluyorlar. Sesi çok çıkanın haklı olduğunu sorgusuz sualsiz kabul edip koyun edasıyla her dediğini yapınca da cennetlerini kendi elleriyle cehenneme dönüştürüyorlar. Eskiden dostu bildikleri aynı düşünceden olan insanlardan uzaklaşıp, bir anda düşman gözlerle süzer oluyorlar kendi düşüncelerini paylaşmayan insanları. Sonunda ise o kadar kötülüğün bi yandan cezasını bulduğunu düşünürken, tüm o kötülükleri yapanlar KAHRAMAN, karşı gelenler ise terörist, hain olarak anıldı. Çok üzdü bu kitap beni. Ülkemin gerçeklerini bir kez daha gözlerimin önüne getirdi.
Düşünce
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
Reklam