KORE'NİN KÜÇÜK PRENS'İ
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
102 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 14:33
Luly(Ruly) tarafından yazılıp resimlenen ve orijinal adı "Ginginbam"(The Longest Nights)olan En Uzun Gece,Kore'nin en çok satan çocuk edebiyatı kitaplarından biri olup, 21. Munhakdongne Çocuk Edebiyatı Ödülü'nü kazanmıştır. Kitap, dünyada son kalan beyaz kaya gergedanı Norden ile üzerinde siyah bir leke olduğu için terk edilen bir yumurtadan çıkan küçük bir penguenin hikayesini anlatır. Norden, yetimhanede büyüyen bu küçük pengueni sahiplenir ve onu büyütür. Birlikte, penguenin "kendi denizlerini" bulması için zorlu ve duygusal bir yolculuğa çıkarlar. Fiziksel olarak birbirinden tamamen farklı olsalar da(biri gergedan, biri penguen), aralarındaki sevgi ve dayanışma sayesinde "biz" olmayı başarırlar. Kitapta,korkularla,acılarla ve yalnızlıkla başa çıkılması gereken zor zamanlar "uzun geceler" olarak adlandırılır. Kendin olarak yaşamanın acısını, korkusunu ve sevincini kucaklayarak, farklılıklara rağmen sevgi, dayanışma ve cesaretle "kendi denizini" (hayattaki yerini/kimliğini) bulma arayışıdır. Aidiyet duygusu sadece kan bağıyla değil,sevgi ve paylaşılan anılarla(kendi denizi/yuvası) oluşur. "En uzun gece" bile olsa, sevgi ve inançla o geceden sağ çıkıp, gökyüzündeki yıldızlar gibi parlayan bir şeyler bulunabilir. Başka biri gibi olmaya çalışmak yerine, kendi kimliğini (tıpkı penguenin kendi denizi gibi) bulmak ve kendin olarak var olmak önemlidir. Özetle kitap,"kendin olarak yaşama"nın getirdiği zorlukları ve bu zorluklara rağmen umudu kaybetmemeyi anlatan naif ama vurucu bir eserdir. Ödüllü yazar Luly’nin yazıp resimlediği “En Uzun Gece”, dünyadaki son beyaz kaya gergedanı Norden’la, “kara lekeli” yumurtadan çıkan penguen dostunun “benlik” arayışını sorgularken, hayatın denizlerinde herkese yer olduğunu, önemli olanın ona doğru yola koyulmak olduğunun altını
Duygu ve Düşünce
En Uzun GeceLuly · Athica Yayınları · 2024110 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 78. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 19:21
Herkese Merhaba Bugün sizlere her ne kadar çocuk kitabı görünsede bence yetişkinlere de hitap eden bir kitap ile geldim. Batık adanın çocukları… Yağmur durmadan yapıyordu ve her geçen gün insanlar paniğe kapılıyordu çünkü bir adada yaşamaktaydılar ve adanın bir kısmı sular altında kalmıştı bile… Nani’nin büyükbabası yani İpa’sı ayrılacakları için Nani’ye mektuplar yazmaya başlıyordu. Çünkü ayrılık vakti yakındı. İpa tekerlekli sandalyede olduğu için o ve büyük annesi (Moo) adadan ayrılmayacaklardı. Büyük tekneler limana yanaşıyor ve her defasında adadakileri 3000 kişilik gruplar halinde götürmekteydi. Sıra Nina ve ailesine geldiğinde ailelerine yeni katılan Semeio ile yol boyunca okuyacakları mektupları ve yolculuk sonrasında yaşadıkları anıları anlatan bir kitaptı. Kitabı okurken biraz hüzünlendim bir insanın heleki bir topluluğun yaşadığı yerleri terk etmek zorunda olması ne acı. Tıpkı mülteciler gibi hayatları olacaklarını bilmeden çıkılan bir yolculuktu bu. Ama adaya dair hatıralarını her daim yaşatacaklar ve yaşayacaklardı. Üstelik Nani’nin yanında adadan aldığı bir taşta vardı. Bakalım neler yaşayacaklar Nani ve ailesi?
Batık Adanın ÇocuklarıKochka · Erdem Çocuk · 20265 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Hakkında belki en az bin kez konuşulup tartışılmış bir esere inceleme yazmak yerine eserle ilgili bir teorimden bahsetmek istiyorum. Teorimin özü şu: Queequeg'in genellikle belli belirsiz bir şekilde Māori olarak tasvir edildiğini görüyoruz (ki bazı açılardan Māori özellikleri taşıdığı doğrudur, zira karakter Polinezya özelliklerinin bir karışımı gibi) ancak metinsel ve tarihsel kanıtların büyük bir çoğunluğu onu Fransız Polinezyası'nın, özellikle Markiz Adaları ve/veya Société Adaları'nın (Tahiti'yi de kapsayan) bir yerlisine işaret ettiğini düşünüyorum. Benim için ilk ve en çarpıcı nokta, dövmelerinin tanımlandığı kısımdı. “Māori tā moko” temelde kıvrımlardan oluşan bir sanat. Yüz hatlarını takip eder, kişinin kas ve kemik yapısıyla uyum içindedir ve yine kişinin derisine işlenmiş bir tür biyografi gibi algılanır. Queequeg'in dövmeleri ise tam tersine, hem yüzünde hem de vücudunda "siyah kareler" olarak tanımlanıyor. Kitapta şu ifadeler yer alır: "Fakat o anda yüzünü ışığa döndü ve yanaklarındaki siyah karelerin birer yara bandı olamayacağını açıkça gördüm.” ve "Yemin ederim ki, vücudunun bu kısımları da yüzündekiyle aynı karelerle bezenmişti; sırtı da aynı koyu karelerle kaplıydı." Büyük, içi dolu siyah kareler ve dikdörtgenler, tā moko'nun tam tersi bir estetik dile sahiptir ve Marquesan tatau'suyla neredeyse birebir örtüşür. Bu bölgede, özellikle erkekler arasında, yüz ve gövdede bulunan katı siyah geometrik bloklar yüksek statü göstergesiydi. "Damalı" tanımlaması özellikle dikkat çekici, zira dama ve ızgara benzeri negatif alan desenleri yalnızca dövmecilikte değil, Marquesan geleneğinin tapa bezi ve ahşap oymacılığında da belirgin bir özellik. Bu bilgi de doğrudan Yojo bağlantısına kapı aralar. Dövme tanımlamalarının sonraki bölümlerde kollar ve bacaklarda
Edebiyat
Moby DickHerman Melville · Yapı Kredi Yayınları · 20217,3bin okunma
8/10
·480 syf.··
2026 11. kitabı
4 That was so soo goood arkadaşlar bayıldım yani. Zaten ilk kitap da cok guzeldi ama bende bu onun bir tık altında. Başında biraz sıkıldım ve bence tekrara düşmüş gibiydi ama yine de guzeldi. Plot Twist yine incredible ve insane bi sond yani beğendim.
Altın Kafesin EsiriLynette Noni · Artemis Milenyum Yayınları · 2024520 okunma
İnsan ne kadarına katlanmak zorundadır ve bu sınırı kim belirler?
10/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
Nerede olursa olsun, savaşın en ağır bedeli çocukların, kadınların ve ailelerin ödediğini okumak sarsırıcıydı. Kuzey ve Güney'in ayrılma sureci ve bu kaos ortamından faydalanmaya çalışan çıkarcı ülkeler, ne yazıkki hiç şaşırtmadı. “Dünya hiçbir zaman siyah ve beyazın düzgün tonlarıyla boyanmadı. Adalet sık sık sekteye uğradı ve mahvolmayı hak edenler, dokunulmaz kalmanın, zenginlik ya da nüfuzla korunmanın yollarını buldular.” Hızlı okunan ama uzun süre zihinde kalacak bir kitap. Anlatımda hisler ön plandaydı. Bu sayede her karakterle ayrı ayrı duygusal bağ kurmak mümkün. Her karakter, kendi gerekçeleriyle anlaşılabilir ama aynı zamanda eleştirilebilir. Sora'nın da yasadiklari cok aci. Kardeşimin koruyucusu kitabı beni fazlasıyla sarstı. Kardeşinin hayatını kurtarmak için kendi hayatının sınırlarını zorlaması derinden etkiledi. Ah Young soo!!! tüm acılara zorluklara sıkıntılara şikayet etmeden katlanması, sürekli güçlü ve pozitif kalması okurken beni en çok ağlatan noktalardan biri oldu. Nihayetinde bu bir hikâye; ama bu hikâyenin anlattığı gerçeklikte ölen çok fazla çocuk var. Ve ne yazık ki bu zulümler hâlâ devam ediyor… Değişen tek şey, isimler ve ülkeler..
Kardeşimin KoruyucusuJulie Lee · Genç Timaş Yayınları · 20251,044 okunma
9/10
·540 syf.··
2026 8. kitabı
soo, all the tits and legs obsessions aside çok uzunnn bir zamandır tuttuğum nefesi bırakmış gibi oldum. 2021 de okumuşum 2. kitabı inanılmaz gerçekten. araya bu kadar zaman bırakmak mantıklı mı bilemiyorum. yine de çok hızlı bir şekilde daldım kitabın evrenine. birçok şeyi hatırlıyor olsam da bir o kadarını da unutmuşum. chat gpt hafıza tazelememde yardımcı oldu sağ olsun. bu yolcuğun sonu tatmin etti mi etmedi mi diye düşünmeyecek kadar çok tükettim murakami’yi ama düşündüğüm zaman da evet ya bu sona okayim ben diyebiliyorum gönül rahatlığıyla. çok ilginç bir adam murakami. bir röportajında kitap yazmak rüya görmek gibi benim için demişti. bir bakıyorsun kolundan tuttuğu gibi çekmiş seni de o rüyaya. ilk okuduğum andan beri benimle yaşayan bir sürü karakteri var, aomame de onlardan biri oldu. her ne kadar murakami’nin kadınları yazma biçimi fazlasıyla problematik olsa da, aomame çok sevdiğim karakterlerden biri. en sevdiğim yazar değil artık kendisi ama en çok kitabını okuduğum yazar. hayatıma şahit olduğunu düşünüyorum bunca yıldır farklı bir bağ geliştirmişim gibi hissediyorum. 1Q84’ü bitirmek sadece yarıda kalan bir kitabı bitirmek gibi değil de aynı zamanda hayatımın bir erası kapanmış gibi hissettirdi. çok komik oldu böyle diyince neyse delulu is the solulu
1Q84 - 3. KitapHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20172,338 okunma