Samet Güneysu

Samet Güneysu
“ live a life you will remember ”
Mücadele Mücadele Mücadele..!
10/10
·520 syf.··
2022 26. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 11:51
Doğru zamanda doğru kitapla karşılaştığımı düşünüyorum. Hayat bize hiçbir zaman başarıyı altın tepside sunmayacak bu yüzden inandığımız şeyler uğruna her daim mücadele edeceğiz , sevdiklerimiz , destek beklediğimiz insanlar inanmasa bile inanmaya devam edeceğiz. Her zaman inandığım; insanın hayatını anlamlandıran şeyin bir hedefinin olması , bir yaşam gayesinin olmasıdır. Hedefsiz bir insan günü kurtarmaya odaklanır bir sonraki gününün bugünden bir farkı olmadığı gibi 1-5-10 sene sonrasının da çok büyük bir farkı olmayacaktır. İnsan ulaşsa da ulaşamasa da hedefi olduğu ve hedeflere ulaşma gayreti gösterdiği sürece “ gerçek yaşam belirtisi ” gösterebilir. Bize çok büyük , çok yüksek gelen bir tepenin ondan çok daha büyük bir dağın eteklerini oluşturduğu gibi ulaştığımız her zirvenin de bir diğer zirvenin başlangıcı olduğunu unutmamalı , ulaşılan hedefin bizde bir boşluğa düşmüşlük veya anlamsızlık hissine kapılmamıza neden olmamalıdır. Jack London; mücadeleci ruhun ve bu ruhunu yansıttığın kitaplarınla benim için , ben var olduğum müddetçe bir idol olacaksın.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·160 syf.··
2022 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2022 18:48
·
İnsanlar bizim gördüğümüzden çok daha fazlasıdır. Eski bir alışkanlık olarak sürekli insanları “ot geldin saman gideceksin”mantığıyla ele alır çevremdeki insanları çoğu zaman sıradan ve tekdüze bulur , Raif Efendi gibi, insanların varlığının nedenini sorgular , davranışlarındaki anlamsızlığı eleştirirdim. Fakat bu hikaye bir kez daha bana insanların iç dünyalarında çok çok farklı karakterleri barındırdıklarını geçmişlerinde veya düşüncelerinde hangi dünyalarda , hangi olaylarda , hangi zamanlarda yaşadıklarını bilemeyeceğimizi hatırlattı. Çoğu zaman insanların yaşamında ne kadar yer ettiğimizin ölçüsü onlarla ne kadar zamandır birlikte olduğumuz, neler paylaştığımız veya nasıl fedakarlıklar yaptığımız değil , onlara neler hissettirdiğimizdir. Raif Efendi kendisiyle bir kaç aylık yaşanmışlığı olan bir kadını unutamamış, hayatın anlamını bu kadında bulmuş ve onsuz hayatın anlamsız olduğunu düşünmektedir bunu da “ sen bana bir ruhum olduğunu hissettirdin ” diyerek çok güzel özetliyor. Diğer yandan eşi , çocukları ve akrabaları yıllarca beraber yaşadığı insanlar ona aynı duyguyu tattıramamış , kendilerinden biri olarak görememiş ve Raif Efendiye de bunu hissettirememişlerdir. Hayattaki en zor his ait olmadığın yerde bulunma zorunluluğudur diyor bu yüzden ben de anlatıcının duygu ve düşüncelerine farklı açıdan da olsa katılıyor , Raif Efendinin ölümünü bir kayıp değil , kendisi için bir kavuşmanın ve kurtuluşun başlangıcı olarak adlandırıyorum. Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan , Türk milletinin olaylara duygusal bakmalarından dolayı daha bir Yeşilçam filmi izliyormuşum hissiyatı vermişlerdi . Kürk Mantolu Madonna bunlardan farlı olarak bize Alman ve Türkler arasındaki en temel farklardan olan Almanların olayları daha serin kanlı ve mantıksal ele aldığını yansıtmış,
Edebiyat
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,7bin okunma
8/10
·354 syf.··
2022 17. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2022 18:35
Tarihi romanlardan beklentim kitabın başından bir olay örgüsüyle başlayıp sonuna kadar devam etmesi ve gerçek tarihi bilgilerin bu olay örgüsünde detaylarda işlenmesidir. İvo Andric bu kitapta tek bir olay örgüsünü işleyememiş çünkü köprünün bulunduğu bölge Visegrad’da yüzyıllar boyunca geçen tarihi olayları, kitabın ismini aldığı Drina Köprüsünün yapılışından başlayıp, yine bölge halkının hikayelerinden yola çıkarak yansıtmış ve bu hikayeleri tarihe uyarlamıştır. Yaklaşık 400 senelik bir süreci tek bir olay örgüsüyle yansıtmaya çalışmaktansa bu uzun süreyi her biri farklı hikayelere bölüştürmeyi tercih etmiş ve okuyucuyu her hikayede tekrar kitaba bağlayarak tarihi gelişmeleri ilgi çekici hale getirmiştir. İvo Andriç, kitapta bölgeyi yönetimine alan dönem devletlerine olan tarafsızlığı kadar , bölgede yaşayan farklı ırklardaki , farklı dinlerdeki insanları da aynı tarafsızlıkla ele almış ve dönemin Balkanlarındaki yaşamı , çeşitliliği , kültürünü , yine o kültürün zaman içindeki değişimini ve değişime neden olan gelişmeleri de detaylıca işleyerek okuyucuda, Slav ülkeleri , Avrupa ülkeleri ve Anadolu arasında tabiri caizse köprü görevi gören haliyle bölge devletlerinin yaşadığı her gelişmeden doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmiş olan Balkanların tarihine , kültürüne , demografik yapısına olan bir merak uyandırmıştır. Kitapta birden fazla hikaye geçmesi sebebiyle çok fazla olay yaşanmakta ve çok fazla kişi yer almaktadır. Zaman zaman bu kişi ve olaylar okuyucunun kafasında karışıklığa neden oluyor, tam olarak hangi hikayede olduğunu sorgulatıyor. Bu nedenle kitap , detaylara hakimiyet için konsantrasyon gerektirmekte , dikkatli okuma istemektedir.
Tarih
Drina Köprüsüİvo Andriç · İletişim Yayınevi · 20257,5bin okunma