Acı hissediyor olmak umursamaz olmaktan çok daha iyi! İyice yanmak ve arınmak için daha fazla acı talep ediyorum ta ki sesi tok ve pürüzsüz çıksın diye ateşten geçirilen bir ney gibi olabileyim. “Açılana” kadar acı talep ediyorum.
Hazreti Mevlânâ mıydı şunu söyleyen: Binlerce adımlık bir yol, Mürşid’le bir adımda katedilir.
Annemarie Schimmel, Fihi ma Fih için yazdığı önsözde, Mürşid’lerin geleneksel katı tutumları için şöyle diyor: “ Salik’i bekleyen bu uzun ve zorlu yol üzerinde, onun bir rehbere, Şeyh’e ihtiyacı olacaktır, çünkü tek başına seyahat etmek tehlikelidir. Peygamberler ve veliler ruh doktorlarıdır, ruhun hastalık ve zayıflıklarını tespit etmeyi onlar başarabilirler ve sâlik sorgusuz sualsiz teslim olabilirse, tedavi de edebilirler; ancak tedavi metodları bazen oldukça sert olur. Onlar, benliğini Şeyh’inde yok etmiş Sâlik’e ölmeden önce ölme yolunu açarlar… (s.41)
İşin sırrı, kabullenişte yatıyor. Bilinçli olarak “O’nun tuzaklarına basmaya” hazır olduğumda huzurlu olabilmeliyim, bahsi geçen “gönül rızası” bu olmalı. İslam’ın gerçek kelime manası, teslimiyet olup, etimolojik kökeni huzur (selam) kelimesiyle aynıdır. İlahi irade teslimiyetle oluşan huzur ve içsel barış. Gerçek çok açık. Bu idraki nasıl oluşturabilir, nasıl hatırlayabilirim?