İçimdeki aşk, acı verecek kadar derin.
Bizler Hazreti Muhammed’in sallallahu aleyhi vesellem hakkını nasıl verebiliriz?
Aniden düşüncelerim “ doğrudan Allah’a” gidiyor. Allah kavramı bütün kavramların o kadar ötesinde ki. Aniden idrakine varıyorum! Ve bir kez daha O’nun Resulü Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem in aşk dalgasında boğuluyorum. Tam bu anda, adeta bir eş zamanlılıkla Allah aşkı tekrar doğrudan geliyor, O burada ve hiçbir yerde. O’dur Rahman ve O’dur Rahim. Bu tarif edilemez hissediş o derece yoğun ki, adeta nabız gibi atıyor ve beni gitgide daha çok ağlatıyor. Gözyaşları her zamankinden daha farklı! Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem ‘in ümmetinden olabilmek ve bunun hakkını verebilmek yani kulluğunun hakkını verebilmek ne büyük bir rahmet!
Kur’an, işaretlerin ancak “ anlayış sahipleri” için olduğunu defalarca vurgular. Resulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle dua eder,
Bana eşyanın hakikatini göster!
Buz gibi havada elimde Fihi ma fih, doğruca yorganın altına giriyorum. Bir kez daha durumuma tam olarak uyan bir bölüm buluyorum: Balıkçılar büyük balığı tek seferde çekmezler. Eğer kanca balığın boğazındaysa, bilincini kaybetmesi ve gitgide daha da güçsüz hale gelmesi için bir kez çekerler, sonra bırakırlar; sonra da tekrar bırakırlar ki balık iyice gücünü kaybetsin. Eğer kişi boğazında aşkın kancasını hissederse, bu kanca önce bir kez çekilir ki içindeki rahatsız eğilimler ve kan yavaş yavaş dışarı çıksın… Allah daraltır ve genişletir.
Bugün her nedense yine çok ağladım. Ayrıca saplantılarım daha da güçlü bir şekilde ortaya çıkarak her şeyi gölgeliyor! Bunun gerçekten üstesinden gelmiş olduğumu zannetmiştim. Ancak bu kadar uzun süre saplantılara sıkıştıktan sonra, bu kadar ani bir değişim çok kolay olurdu. Hz. Mevlana şöyle der: Günde 50 sefer içimde şu sesi duyarım: “ Avlanmayı bırak, ağa atla” . Sanırım geri dönen saplantılarım da bana şöyle diyor: Kendini aldatmayı bırak, her şey senin hayallerinden çok farklı.
Ayşe, Resulullah sallallahu aleyhi vesellem in gözde eşiydi; daha sonraları ise aklı, bilgisi, hazır cevaplılığı ve hatipliliği ile tanındı. El Zübeyr onun için şöyle demiştir: “ Ben ilahiyat, tıp ve edebiyatta Ayşe kadar bilgili birisini tanımadım.” Kimi zaman savaşan kimi zaman Resulullah sallallahu aleyhi veselleme karşıt fikrini toplum içinde söyleyen Hazreti Ayşe, İslam ülkelerinde “ özgürlüğünü kazanmış” kadın modelidir.