İnsan kendisini çevreleyenler tarafından, görünürde nesnellikten çoktan vazgeçmiş olan, onu değişmez, bildik, sağlam, dürüstlük timsali kabul eden, ona sonsuz müsamaha gösteren en vefalı yakınları tarafından hangi ölçüde ve hangi şekilde gözlendiğini hiçbir zaman bilemez; karımızın, kocamızın, annemizle babamızın, çocuklarımızın, en yakın dostlarımızın sessizce vermeye devam ettikleri ve ister istemez değişen hükümlerini bilemeyiz; onları sonsuza dek sağlam ve güvenilir kabul ederiz, sanki hep böyle kalacaklarmış gibi, oysa yüzlerinin değiştiği, bizim yüzümüzün de onların gözünde değiştiği su götürmezdir; onlara olan sevgimiz nefrete dönüşebilir, onlar kayıtsız şartsız bizden yanayken günün birinde kancayı bize takabilir, bizi mahvetmekten, rezil etmekten, batırmaktan, bize acı çektirmekten başka şey düşünmeyebilirler.
Kitaplar olup bitenin size açıklandığı yerlerdir; yaşamsa olup bitenin açıklanmadığı yer. Bazı insanların kitapları yeğlemesine şaşırmıyorum. Kitaplar yaşama bir anlam verirler. Tek sorun, anlam verdikleri yaşamların asla sizin kendi yaşamınız değil, başkalarının yaşamları olmasıdır.