Ben ilk defa Sinan Akyüz kalemi ile tanıştım daha önce okuduğum herhangi bir kitabı olmadı. Kalemi tek kelime ile müthiş, ruhu derinden etkiliyor.
Ah şu yaptığımız yargısız infazlar…
“Ben Amir, savaşın unutulan çocuğu” diye betimliyor kendini.Amir tüm gerçeklerle 10 yaşında karşı karşıya kalıyor ve önündeki 10 yıl boyunca kendini yok saymaktan başka hiçbir şey yapmıyor ne yazık ki. Başta söylediğim yargısız infazlar! Çoğu okuyucunun yaptığı gibi bende ilk başta anneyi suçladım. Bir annenin 3 günlük bebeğini bırakıp gitmesi asla aklıma yatan bir fikir değil çünkü. Bosna savaşında zorla tecavüze uğrayıp hamile kalan bir ANNE’nin çocuğu Amir. Anlaması hiçte zor olmamalı o bebeği istememesini. Zorla bedenine hakim olunduktan sonra hayata gelen bir bebek! Bizler böyle bir şeyi düşünürken bile içimiz ürperiyor ama bunu yaşayan bir kadın var ortada ve bunun gibi yüzlerce kadın. Bir de Amir gibi kendini ortaya çıkaramayan binlerce çocuk. Amir içlerinde şanslı olan çocuklardan biriydi ve onu evlat edinen aile ona bu üvey olma hissiyatını bir gün olsun yaşatmadılar. Ona güzel bir aile hayatı sunan anne, baba ve ablası vardı mutsuzluklarla dolu olan bir geçmişin içinde. Kitabın sonu beni çok şaşırttı ve asla beklediğim bir son değildi. Amir geçmişin ve annesine yaşatılan acıların intikamını almıştı artık. Mutluydu, huzurluydu, umutluydu çünkü başından beri istediği sona kavuşmuştu. Bana kalırsa da mutlak son bu olmalıydı zaten. Keyifle okuduğum bir kitap oldu.
Ben AmirSinan Akyüz
Ben AmirSinan Akyüz · Alfa Yayıncılık · 20231,818 okunma